Her şehrin bir ruhu vardır derler ya… Herhalde Giresun’un ruhu da zeytinlik mahallesidir. Herkesin bildiği ama resmi olarak bir mahalle olmayan Zeytinlik Mahallesi genel yapısı, mimarisi, tarihi ve bulunduğu konum itibarı ile şehre değer katmaktadır.
Zeytinlik mahallesi adından anlaşıldığı üzere her evin bahçesi süsleyen şehrin iklimsel durumunu da gösteren zeytin ağaçlarından adını aldığı bilinmektedir. Şehrin ana merkezi olan kalenin önünde kurulan mahalle her dönem en canlı mekânları içinde barındıran bir yerleşim alanı olmuştur.
Bu mahallenin yüzyıl öncesi dönemini düşünecek olursak günümüzden daha aktif bir Avrupa bağlantıları olduğunu görürüz. Önünde bulunan şu an Gemiler Çekeği Mahallesi olarak bulunan alanın doğal liman olduğunu, her hafta Fransa’ya gemi gittiğini, gemilerin giderken fındık götürdüğünü, gelirken inşaat malzemesi getirdiği söylemek bu bölgenin ne kadar kıymetli bir alan olduğunu da bize göstermektedir.
Mahallede bulunan tarihi yapıların kiremitlerinin, kalebodurlarının Marsilya menşei olduğu bilinmektedir. Tarihi mahalle Hacı Hüseyin Camii, Kilise, Rus Ortadoks kilisesi ve kale arasında çizilecek kare bir alanı içermektedir.
Tamamen tarihi dokuya uygun olarak bahçeli düzende inşa edilmiş evler, okullar ve dini mabetler birbirlerinin önüne engel olmayacak şekilde planlanmış olup bütün evlerin camlarından deniz görülmektedir. Devrin insanları bu görsel estetiğe dikkat etmişlerdir. Günümüzle mukayese edilmeyecek şekilde incelik gösterdikleri görülmektedir.
Her evin kiler, mutfak ve yatak odalarını kapsayan üç kattan ibaret olduğu görülüyor. Bazı binalarda da Ticaret Lisesi binasında olduğu gibi farklı bir ısıtma sistemi kullandıkları anlaşılmaktadır. Üç katlı bina zemine kurulan birkaç soba ile ısıtılmıştır.
Günümüzde yeni proje diye anlatmaya çalıştığımız çatı sularının bahçe işlerinde kullanılması, her evin kendi su kuyusunun olması nerde ise tüm evlerin ortak özelliği.
Yine aynı bölge Rum meyhanelerinin yoğun olarak bulunduğu Sokakbaşı mevkiinide içine almaktadır. Günümüzde Sokakbaşılı türkülerin menşeinde de bu dönemin izlerini bulmak mümkündür.
20. asır ile 21.asırın başlarında apartman dairelerine olan ilgi ve alaka son yıllarda müstakil villa tipi evlere olan ilgiyle azalma eğilimindedir. Etrafı yüksek duvarlarla çevrili Zeytinlik Mahallesi tipi evler artık yeniden eski günlerine dönme yolundadır.
Genel olarak Rum tüccar kesiminin tercih edip yaptırmış oldukları evlerden oluşan Zeytinlik Mahallesi turizm açısından da şehrin ruhunu oluşturacak yegâne alan olsa gerektir.
Özellikle yüzyıl öncesi yaşanan talihsiz olaylar ve arkasından Yunanistan’la yapılan mübadele ile bu evlerin sahipleri genel olarak Selanik’e giderken, yeni sahipleri de Selanik’ten gelen Türk muhacirler olmuştur. Dolayısı ile her evin iki acılı göç hikâyesi bulunmakta. Sakinlerinden biri ile konuşmaya başlandığında, dedem Selanik göçmeni diye başlayan dramatik hikayeler…
Bazıları harap olan bu şehrin en güzel evlerinin taş duvarlarında nice aşklar, acılar, sıla, gurbetlik, hasretlik yatmaktadır. Her ev acılarla bezenmiş bir hikaye… Bu hikâyeleri dinleyince; dıştan bakıldığında gösterişli görünen yapıların direklerinin tarihin vermiş olduğu ağır yüklerde ezildiğini hissettiriyor.