Çünkü karşımızda 4000 yıllık hikâyesi olan bir şehir var.
Dünyanın en kadim şehirlerinden olan Giresun tarihi kentler birliğinin de aktif üyesi.
Türkleşme ve İslamlaşma tarihi 1040’lı yıllara kadar giden kaç Karadeniz şehri biliyorsunuz?
Demir filizini topraktan çıkarıp, işleyen ve bunu dünyanın bilinen ülkelerine satacak kadar mahir adamların beldesiydi Giresun.
Cihan harbinde, Çanakkale savaşında ve Kurtuluş muharebesinde çevresin de ki tüm illerin toplamından daha fazla şehit vermiş, vatanseverliği sözüyle değil canını vererek göstermiş insanların yurdudur Giresun.
Düşman işgaline karşı üç tane gönüllü alay çıkarmış ikinci bir şehir var mıdır? Hesabi değil hasbi adamların meskeniydi Giresun.
Töresine, kültürüne ve dinine sadakatle bağlı olduğu için canını vermekten korkmayanların şehridir Giresun.
Sonra!
Durdu, düşündü ve benden olmaz dedi.
Zorlayınca biz aslında filanca milletten, falanca inanç grubundanız dedi.
Okuru da okumazı da aynı tepkileri vermeye başladı.
Bir özgüven aşınması, bir bilinç yitimi ve bizden bir şey olmaz ucuzluğu.
Hayır, sen bu toprakların hikâyesine sahip çıkacak adamsın, kadınsın, gençsin.
Ben sana hikâyeni hatırlatmaya geldim.
Cengiz Aytmatov’un Nayman ana karakterinin oğluna dediği gibi bu topraklar atanın, dedenin yurdu, kadim ve cesur adamların şehri olduğunu hatırlatmak için geldim.
Çünkü bize hatırlamak ve hatırlatmak yakışır.