Valilerimiz yeni görev yerlerine uğurlandı…
Bir görev değişimi, bir veda…
Ama bu vedaların ardında dikkat çekici ve üzerinde durulması gereken güçlü bir tablo var.
Son dönemde devletimizin valileri, bulundukları şehirlerde yalnızca görev yapan yöneticiler değil; vatandaşın derdiyle dertlenen, sevincine ortak olan, gönüllerde yer edinen isimler olarak uğurlanıyor. Gözyaşlarıyla yapılan vedalar, resmî bir protokolün değil; samimi bir gönül bağının ifadesi.
İlimizden Osmaniye’ye atanan Sayın Valimiz Mehmet Fatih Serdengeçti’nin uğurlanışı da, Ağrı’dan ilimize atanan Sayın Valimiz Mustafa Koç’un vedası da bunun en açık göstergesiydi. Eminim ki bugün ülkemizin birçok ilinde benzer manzaralar yaşanıyordur. Çünkü ortada ortak bir anlayış, ortak bir duruş var: Devleti vatandaşla buluşturan bir yönetim tarzı.
Başta Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere, milletle gönülden temas kuran tüm devlet büyüklerimize bu vesileyle şükranlarımı ve saygılarımı sunuyorum. Zira bu tablo, tesadüf değil; uzun soluklu bir anlayışın, milletle iç içe olma iradesinin doğal sonucudur.
Bu ülkede, bırakın valiyi; devletin çaycısını dahi vatandaşın göremediği, kapıların kapalı, mesafelerin kalın olduğu günleri de yaşadık. Bugün ise vatandaşın derdine kulak veren, sokağa çıkan, kapısını gönlüne açan yöneticiler var. İşte asıl fark da burada ortaya çıkıyor.
Devlet, soğuk bir yapı değil; şefkatiyle, merhametiyle, adaletiyle hissedildiğinde güçlüdür. Bugün yaşanan bu vedalar, devletimizin millet nezdindeki itibarının ve güveninin en samimi göstergelerinden biridir.
Bu duygu ve düşüncelerle, yeni görev yerlerine başlayan tüm valilerimize başarılar diliyorum.
Eminim ki gittikleri her şehirde yeniden çok güzel hikâyeler yazacaklar.
Devletimiz var olsun.