Bismillahirrahmanirrahim…
Yoğun iş yükümüz arasında yeniden güncel konuları yazmaya Bismillah dedik. Fırsat buldukça, gündeme dair konuları Giresun İleri Gazetemizin bizlere ayrılan bu köşesinden yazmaya gayret edeceğiz.
Gelelim konumuza…
Son günlerde birçoğumuzun sosyal medya keşfetlerine düşen “namazla alay” videolarına değinmek istiyorum. Özellikle gençlerin namazla bu boyutta alay etmesini ve toplum olarak buna yeterince ses çıkarmadığımızı gördükçe insanın adeta kanı donuyor. Biz ne ara bu aşamaya geldik? diye düşünmeden edemiyorum.
Biz ki; ekmek kırıntısı yere düştüğünde onu öpüp başımıza koyan, namazın kılındığı seccadeye bile hürmet eden bir toplumduk. Namaz kılan insanın önünden geçilmez, dini değerlere en uzak yaşayanlarımızın bile namaza karşı bir saygısı vardı.
Bu bir özgürlük değildir!
Küçücük çocukların, pırlanta gibi gençlerin bir akım ve izlenme uğruna alay edemeyecekleri bir konunun kalmaması; tam anlamıyla bir çürümedir, bir yozlaşmadır. Bugün öyle bir noktaya geldik ki, dini değerlerle alay etmenin bir özgürlük olduğu kabulü topluma dayatılmaya çalışılıyor.
Ben, bu ve benzeri akımların planlı bir şekilde servis edildiğini; toplumun kılcal damarlarının bilerek tahrik edildiğini ve dini değerlere karşı duyarsızlaşmanın bilinçli olarak artırıldığını düşünüyorum. Ne yazık ki birçok saygısızlık bizlere zamanla kanıksatılıyor.
Namaz; insanı iyileştiren, toplumları düzelten en önemli manevi tedavi araçlarından biridir. Namaz başta olmak üzere tüm dini değerlerimize yapılan saygısızlığı kabul etmeden; vicdani ve hukuki çerçevede sesimizi yükseltmemiz, hepimizin en önemli vazifesidir. Sahip çıkmadığımız, içselleştiremediğimiz her duygu, bir gün kaybettiğimiz bir hakikat olacaktır.
Bugün namaza ve değerlerimize sahip çıkmanın en güzel yolu, onları yaşamaktır.
Son olarak değerli anne babalar, sevgili öğretmenler; lütfen çocuklarımıza ve gençlerimize sahip çıkalım. Onlara özgürlüğün sınırlarını anlatalım. Unutmayalım ki merhamet ve vicdan, insanı insan yapan en önemli duygulardır.