Hiç yokmuşsun gibi yaşadım saatleri
Ehli senmişsin ömrün, bilemedim kıymetini
El olmuşum zamanla doğduğum yurduma
Kibir melaneti değmiş pirüpak hamuruma
Ne çok içtim oysa merhamet pınarından
Geçmez oldum sonraları ucundan kıyısından
Utanmam gerekirdi gözümden bakışımdan
Utanamadım, senden ayrı attığım her adımdan.
Bir güzel söz, bir bakış yeterdi bazı bazı
Buldum da yine de saymadım ettiğim nazı.
Sevgi ve merhametti Hakk’ın benden niyazı
Kibir kışta koydu, sevgi getiremedi yazı.
Sonra seni buldum, dedim hakikat var.
Yol ne üzre olursa olsun, sonunda sureti var.
Kibirde derin bir azap, sevgide tebessüm var
Kalbinde hakikatin bir güzel parçası var.
Seni bulmak, kendimi yeniden bulmak gibi
Hatırlamak o günü, yaşamın anlamı gibi
Yokluğunla yaşamak, anlamsız oyun gibi
Varlığına hamdetmek, teşekkürün en güzeli.
Ölüm, sen öğretirsin bizlere en derinden
Merhamet lokmasını yemek nasip olsun elinden
Yoktur senin biliriz, gönle dokunmayan sözün
Tek duam Rabbim'e seni unutmasın şu özüm