Tarihçi Ahmet Anapalı, rehberlik ettiği kafileyle Topkapı Sarayı’ndaki Kutsal Emanetler bölümünü gezdirirken, Osmanlı’dan günümüze uzanan 7 gün 24 saat Kur’an-ı Kerim tilaveti geleneğinin tarihini aktardı. Anapalı’nın anlatımları, hem ziyaretçileri hem de videoyu izleyenleri derinden etkiledi.
“1517’de başlayan gelenek 1918 işgal yıllarında kesildi”
Anapalı, Yavuz Sultan Selim döneminde başlayan kesintisiz tilavetin 1918’de İstanbul’un işgali ile durduğunu belirtti. I. Dünya Savaşı sonrası yaşanan siyasi çöküşün etkisiyle Osmanlı Devleti fiilen kontrolü kaybetmiş, Topkapı Sarayı da işgal güçlerinin baskısı altına girmişti.
“1950'ye kadar Kur'an-ı Kerim okunmadı. 1950 yılında Adnan Menderes geldi, burada canlı 7 gün 24 saat Kur'an-ı Kerim okumayı açtı. 1960'a kadar 10 yıl devam etti.”
Cumhuriyet’in ilk yıllarında tilavet okunmadı. 1946’da çok partili hayata geçiş dini pratiklere yönelik daha özgür bir atmosfer oluşturdu. Anapalı, Adnan Menderes’in talimatıyla 7/24 tilavet geleneğinin 1950’de yeniden başlatıldığını, ancak 27 Mayıs 1960 askeri darbesiyle tekrar sona erdiğini hatırlattı.
“1960'ta canlı Kur'an-ı Kerim okuma bitti. 1974'e kadar Kur'an-ı Kerim okunmadı.”
1960 darbesi sonrası Türkiye, ardı ardına gelen koalisyonlar, ekonomik krizler ve siyasi kutuplaşmalarla geçen bir döneme girdi. 1961 Anayasası ile artan siyasal rekabet, ülke gündemini meşgul ederken Topkapı’daki tilavet geleneği 1974’e kadar yeniden başlatılamadı. “1974'te Erbakan hocanın o kısa Başbakan yardımcılığı döneminde Kur'an-ı Kerim okunmaya devam edildi. Yalnızca 10 ay. 1975'te bitti.” Anapalı, 1974’te Necmettin Erbakan’ın koalisyonda Başbakan Yardımcısı olduğu kısa dönemde tilavetin yeniden başladığını, ancak siyasi koalisyonun dağılmasıyla yalnızca 10 ay sürdüğünü söyledi. Aynı yıl Kıbrıs Barış Harekâtı, hükümet üzerindeki baskıyı artırmış ve siyasi dengeleri değiştirmişti. “1983'te rahmetli Turgut Özal geldi, canlı Kur'an-ı Kerim okunmaya devam edildi.
1993'te bitti.” 1980 darbesinin ardından siyasi hayatın yeniden yapılandığı yıllarda, 1983’te Anavatan Partisi’nin iktidarı ile Türkiye yeni bir ekonomik ve toplumsal dönüşüm sürecine girdi. Turgut Özal döneminde tilavet yeniden başlatıldı ve 1993’e kadar sürdü. 1993, hem Özal’ın vefatı hem de siyasi belirsizliğin arttığı bir dönemdi. 1996–1997: Erbakan’ın Başbakanlığı ve 28 Şubat süreci: “1996'da Erbakan hoca geldi, bir daha başladı. 1997'de bitti. 1997'de biten Kur'an-ı Kerim 7 gün 24 saat okunan canlı Kuran-ı Kerim 2002'ye kadar okunmadı.” Anapalı, 1996’da Erbakan’ın Başbakan olmasıyla tilavetin tekrar başladığını, ancak 28 Şubat 1997 post-modern darbesi olarak bilinen süreçle birlikte bunun yeniden durdurulduğunu belirtti. Bu dönem, Türkiye’de dini kurumlar, ritüeller ve semboller üzerinde ciddi baskının yaşandığı bir kırılma noktasıydı. 2002’den günümüze kesintisiz devam ediyor Anapalı, 2002’de AK Parti’nin iktidara gelmesiyle birlikte tilavetin yeniden başlatıldığını ve o tarihten bu yana kesintisiz sürdüğünü vurguladı. “Şimdi ne zaman bitecek canlı Kur’an-ı Kerim okuma? Bilmiyoruz. 2028’de buna biz karar vereceğiz” diyerek geleneğin geleceğine dair dikkat çekici bir değerlendirmede bulundu. Haber Videosu Özcan Özkaya
1960 darbesi sonrası Türkiye, ardı ardına gelen koalisyonlar, ekonomik krizler ve siyasi kutuplaşmalarla geçen bir döneme girdi. 1961 Anayasası ile artan siyasal rekabet, ülke gündemini meşgul ederken Topkapı’daki tilavet geleneği 1974’e kadar yeniden başlatılamadı. “1974'te Erbakan hocanın o kısa Başbakan yardımcılığı döneminde Kur'an-ı Kerim okunmaya devam edildi. Yalnızca 10 ay. 1975'te bitti.” Anapalı, 1974’te Necmettin Erbakan’ın koalisyonda Başbakan Yardımcısı olduğu kısa dönemde tilavetin yeniden başladığını, ancak siyasi koalisyonun dağılmasıyla yalnızca 10 ay sürdüğünü söyledi. Aynı yıl Kıbrıs Barış Harekâtı, hükümet üzerindeki baskıyı artırmış ve siyasi dengeleri değiştirmişti. “1983'te rahmetli Turgut Özal geldi, canlı Kur'an-ı Kerim okunmaya devam edildi.
1993'te bitti.” 1980 darbesinin ardından siyasi hayatın yeniden yapılandığı yıllarda, 1983’te Anavatan Partisi’nin iktidarı ile Türkiye yeni bir ekonomik ve toplumsal dönüşüm sürecine girdi. Turgut Özal döneminde tilavet yeniden başlatıldı ve 1993’e kadar sürdü. 1993, hem Özal’ın vefatı hem de siyasi belirsizliğin arttığı bir dönemdi. 1996–1997: Erbakan’ın Başbakanlığı ve 28 Şubat süreci: “1996'da Erbakan hoca geldi, bir daha başladı. 1997'de bitti. 1997'de biten Kur'an-ı Kerim 7 gün 24 saat okunan canlı Kuran-ı Kerim 2002'ye kadar okunmadı.” Anapalı, 1996’da Erbakan’ın Başbakan olmasıyla tilavetin tekrar başladığını, ancak 28 Şubat 1997 post-modern darbesi olarak bilinen süreçle birlikte bunun yeniden durdurulduğunu belirtti. Bu dönem, Türkiye’de dini kurumlar, ritüeller ve semboller üzerinde ciddi baskının yaşandığı bir kırılma noktasıydı. 2002’den günümüze kesintisiz devam ediyor Anapalı, 2002’de AK Parti’nin iktidara gelmesiyle birlikte tilavetin yeniden başlatıldığını ve o tarihten bu yana kesintisiz sürdüğünü vurguladı. “Şimdi ne zaman bitecek canlı Kur’an-ı Kerim okuma? Bilmiyoruz. 2028’de buna biz karar vereceğiz” diyerek geleneğin geleceğine dair dikkat çekici bir değerlendirmede bulundu. Haber Videosu Özcan Özkaya