Tirebolu Belediye Başkanı Burhan Takır’ı çok sert sözlerle eleştiren Tarakcı, “Öyle evden, telefondan, restoranlarda yiyip-içip, belediyeyi yönetmekle olmuyor bu işler. Yetkilerin Tirebolu ziyaretinde bütçe rakamını sorduklarında cevaplayamayan, projelerini, önceliklerini sorduklarında tavana bakan biri “naber gaymağım, adına dolanduğum” diyerek bu memleketi yönetecekse benim de buna itirazım var” dedi.
Tarakcı, istifasıyla ilgili sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda şu ifadeleri kullandı;
“Sevgili Tirebolular ve değerli hemşehrilerim; 2019 Nisan ayında başlamış olduğum Tirebolu Belediyesi’ndeki, Belediye Meclisi Başkan Yardımcılığı, Bütçe ve Denetim Komisyonu Başkanlığı ve daha sonradan devir aldığım Tirebolu Belediyesi Başkan Yardımcılığından bugün itibari ile istifa ederek ayrıldım.
Benim bu kararı almamdaki gerekçeleri ve gelişmeleri de bize destek veren, her zaman yanımızda olan cefakar ve vefakar halkımıza açıklamak borcumdur. Sizlerin de affına sığınarak sizlerle dertleşmek istiyorum.
Göreve geldiğimiz gün belediyemizde gördüğümüz manzara işler acısı bir haldeydi. Belediyemiz resmen bir bataklığın içine sokulmuş, işçi ve memur 6-7 ay maaş alamamış, belediyenin araçları ve arazileri hacizli, firmaların ve alacakların borcu ödenemiyor, neredeyse çay ve şeker almaya parası bile yoktu, tablo tam anlamıyla böyleydi. Belediyede hangi birimde net olarak kimin çalıştığı, kimin işe gelip gelmediği keşmekeş bir ortam vardı. Hemen organize olarak bu borçlanmanın nereden kaynaklandığını, bir önceki dönemden zararsız olarak alınan belediyenin bu hale nasıl geldiğini anlamak için gerek meclis üyesi arkadaşlarım gerek İstanbul’dan davet ettiğimiz denetim ve hukuk bürosu yetkilileri ve daha sonra gelen teftiş kurulu ile tüm evrakları inceleyerek ortaya net tabloyu çıkarttık. Görev yolculuğumuz bu şekilde başladı ve nihayet bugüne geldiğimizde işçisi ile memuru ile yöneticisi ile yazılan bir destanla borcunu ödeme kabiliyetine kavuşan, maaşını gününde alan ve hizmetlerine devam eden bir belediye oluşturuldu. Bu açıklamaları yaptıktan sonra olayların iç yüzüne dönebilirim.
Emekli banka müdürü olmam dolayısı ile özel sektörde belli bir eğitim, tecrübe ve disiplin ile çalıştım. Çalışma saatlerine bağlı kalmam, gerekirse gece yarılarına kadar çalışırım. Doğruluk ve dürüstlük şiarımdır. Haksızlığa karşı boyun eğmem, kimsenin adamı olmam, adam da satmam. İşçimin ve memurumun refahı için memleketim için çalışırım fakat böyle olmamı hiçbir zaman hazmedemeyen insanlarda oldu ve sonunda niyetlerini gösterdiler. Yol arkadaşım, sevgili kardeşim dedikleri kişiyi değersizleştirmek için kirli pazarlıklarla (sözde seçim kazanmak için) 5 yıldır alın teri döktüğüm, öz verisi ile bütün enerjisini ortaya koyan şahsımı bu noktaya kadar getirdiler.
Bunun başrol oyuncusu sevgili Burhan Takır ve diğer figüranlardır. Onları da kim olduklarını siz zaten iyi tanıyor ve biliyorsunuz. Sevgili Burhan Takır şöyle biraz gerilere git. Sana ne kumpaslar ne fırıldaklar yapmaya çalıştılar. Dışarıdan seni ve belediyeyi yönetmeye kalktılar. Seni her zaman uyaran, arkanı kollayan kimdi? Sana ve makamına hakaret edenlere karşı sen sustun, kim ayağa kalktı? Kim.. Çünkü senin makamın Tirebolu Belediyesini temsil ediyordu. Öleceğimi de bilsem bu değerleri savunurum. Senin için bu değerlere sahip çıkmak önemli değil. Sen seçim kazan, makam arabanın arkasından halka selam ver, dışarıda fotoğraf çektir. Söylesene belediyeye 5 sene içerisinde kaç kere tam olarak gittin? Belediyenin görev yerleri olan kademeye, itfaiyeye, mezbahaneye, hayvan barınağı ve zabıta noktasına kaç kez gittin? Hiç işçilerinle görev yerlerinde bir çay, bir çorba içerek sohbet ettin mi? Derdiniz var mı diye sordun mu? Şimdi diyeceksin ki belediyeyi şimdi ki haline kim getirdi? Senin payın yüzdesel olarak çok az. Kısacası sen getirmedin. Alın terini akıtan işçisi, memuru ve basiretli davranan yöneticileri getirdi. Seni resmen sırtlarında taşıdılar. Öyle evden, telefondan, restoranlarda yiyip-içip, belediyeyi yönetmekle olmuyor bu işler.
Yetkilerin Tirebolu ziyaretinde bütçe rakamını sorduklarında cevaplayamayan, projelerini, önceliklerini sorduklarında tavana bakan biri “naber gaymağım, adına dolanduğum” diyerek bu memleketi yönetecekse benim de buna itirazım var. Peki bu zamana kadar neden bunları paylaşmadın diye soracak olursanız, sebebi her şeyden önce burada işçinin, memurun hakkı ve emeği vardı ve bu süreçte zarar veren taraf olmamak için sustum fakat bu noktadan sonra mükemmel bir kişi olarak kendini lanse etmesine de vicdanım el vermezdi.
Görev yaptığım sürece yaptığım işlerden dolayı anlım ak, başım dik, vicdanım da rahat. Ben bu zaman kadar olduğu gibi, bundan sonraki süreçte de atamın izinde ve cumhuriyetin değerlini savunan bir kişi olmaya devam edeceğim. Hakkınızı helal edin. Hoşçakalın.”
Haber Merkezi
