Sarı, kamu görevlilerinin dini haklarının Anayasal güvence altında olduğunu vurgulayarak Baro’yu “toplumu germekle” suçladı.
Türkiye’nin en büyük emek hareketi olan Memur-Sen’in Giresun İl Başkanı Muhammet Sarı, tartışmalara yol açan olayın ardından İzmir Barosu tarafından yapılan açıklamaya tepki gösterdi. Sarı, paylaşımında kullandığı “YOBAZ Baro Cephesinde Değişen Bir Şey Yok”* ifadelerinin yer aldığı ve açıklamanın bulunduğu görselle Baro'nun tutumunu eleştirdi.
Anayasal Haklar İdarenin Takdirine Bırakılamaz
Başkan Sarı, yaptığı yazılı açıklamada, kamu görevlilerinin din ve vicdan hürriyeti kapsamındaki haklarının hukuki bir zemine oturtulmasının önemine dikkat çekti.
Sarı’nın açıklaması şu şekilde: “Hani bunlar değişmişti!!! İzmir Barosu’nun açıklaması, Türkiye’de kamu görevlilerinin din ve vicdan hürriyeti kapsamında sahip oldukları hakların açık ve güçlü bir hukuki zemine kavuşturulmasının ne denli önemli olduğunu bir kez daha ortaya koymuştur.” Memur-Sen olarak bu hakların güvence altına alınması için yürüttükleri mücadeleyi hatırlatan Sarı: “Memur-Sen olarak biz, kamu görevlilerinin inanç temelli hak ve özgürlüklerinin idarenin takdirine bırakılmaması gerektiği bilinciyle hareket ettik; Cuma izni, kılık ve kıyafet özgürlüğü, helal gıdaya erişim, hac izni gibi konuları toplu sözleşme süreçleriyle hukuki güvence altına almak için mücadele ettik.” ”Hukuken Meşru Bir Durumdur"
Muhammet Sarı, temel ilkelerinin altını çizerek Cuma namazı için duruşmaya ara verilmesinin hukuka uygun ve meşru olduğunu vurguladı: “Temel ilkemiz şudur: Kamu görevlisinin dini vecibeleri, idari tasarrufun konusu değil, anayasal hak ve hukuk düzeninin koruması altındadır. Bu çerçevede, Müslüman bir ülkede Müslüman bir hâkimin Cuma namazı nedeniyle duruşmaya ara vermesinin ve bunun tutanağa geçirilmesinin olağan ve hukuken meşru bir durum olduğu izahtan varestedir.” Açıklamasının sonunda toplumu germeye çalışanlara sert uyarılarda bulunan Başkan Sarı, eski Türkiye anlayışının artık karşılık bulamayacağını belirtti: “Yapmayın beyler herkes kendi işine baksın, toplumu germeye gerek yok, karşınızda da o eski Türkiye yok.” Haber Merkezi
Başkan Sarı, yaptığı yazılı açıklamada, kamu görevlilerinin din ve vicdan hürriyeti kapsamındaki haklarının hukuki bir zemine oturtulmasının önemine dikkat çekti.
Sarı’nın açıklaması şu şekilde: “Hani bunlar değişmişti!!! İzmir Barosu’nun açıklaması, Türkiye’de kamu görevlilerinin din ve vicdan hürriyeti kapsamında sahip oldukları hakların açık ve güçlü bir hukuki zemine kavuşturulmasının ne denli önemli olduğunu bir kez daha ortaya koymuştur.” Memur-Sen olarak bu hakların güvence altına alınması için yürüttükleri mücadeleyi hatırlatan Sarı: “Memur-Sen olarak biz, kamu görevlilerinin inanç temelli hak ve özgürlüklerinin idarenin takdirine bırakılmaması gerektiği bilinciyle hareket ettik; Cuma izni, kılık ve kıyafet özgürlüğü, helal gıdaya erişim, hac izni gibi konuları toplu sözleşme süreçleriyle hukuki güvence altına almak için mücadele ettik.” ”Hukuken Meşru Bir Durumdur"
Muhammet Sarı, temel ilkelerinin altını çizerek Cuma namazı için duruşmaya ara verilmesinin hukuka uygun ve meşru olduğunu vurguladı: “Temel ilkemiz şudur: Kamu görevlisinin dini vecibeleri, idari tasarrufun konusu değil, anayasal hak ve hukuk düzeninin koruması altındadır. Bu çerçevede, Müslüman bir ülkede Müslüman bir hâkimin Cuma namazı nedeniyle duruşmaya ara vermesinin ve bunun tutanağa geçirilmesinin olağan ve hukuken meşru bir durum olduğu izahtan varestedir.” Açıklamasının sonunda toplumu germeye çalışanlara sert uyarılarda bulunan Başkan Sarı, eski Türkiye anlayışının artık karşılık bulamayacağını belirtti: “Yapmayın beyler herkes kendi işine baksın, toplumu germeye gerek yok, karşınızda da o eski Türkiye yok.” Haber Merkezi
