Karan, fındık üreticisinin gübre, ilaç, işçilik, mazot ve bahçe bakım giderlerinin her geçen yıl arttığını belirterek, üreticiden verimini artırmasının istenmesine rağmen emeğinin karşılığını alamamasının sektörde önemli bir çelişki oluşturduğunu ifade etti.
2026 sezonu için TMO tarafından Giresun kalite fındık için 255 TL, Levant kalite fındık için ise 250 TL alım fiyatı açıklandığını hatırlatan Karan, buna karşın serbest piyasada üreticiye daha düşük fiyatların teklif edildiğini belirterek, “TMO’nun açıkladığı fiyatın altında fındık neden alınıyor?” sorusunu gündeme taşıdı.
“Üretici Daha Fazla Masraf Yapmakta Zorlanıyor”
Fındık üretimindeki temel maliyet kalemlerinin üreticinin yükünü artırdığını vurgulayan Karan, üreticinin bahçesine daha fazla yatırım yapmasının ancak emeğinin karşılığını almasıyla mümkün olabileceğini ifade etti.
Karan, üreticinin düşük fiyat nedeniyle bahçe bakımından kaçınmasının uzun vadede verim kaybına yol açabileceği uyarısında bulunarak şu ifadelere yer verdi:
"Fındıkta yıllardır aynı senaryoyu izliyoruz: Üreticiden verimi artırması isteniyor, fakat üretici emeğinin karşılığını alamıyor. 2026 sezonunda TMO, Giresun kalite fındık için 255 TL, Levant kalite için 250 TL alım fiyatı açıkladı. Buna rağmen serbest piyasada üreticiye bunun çok altında fiyatlar teklif ediliyor. Burada sorulması gereken çok açık bir soru var; TMO'nun açıkladığı fiyatın altında fındık neden alınıyor? Üreticinin gübresi pahalı, ilacı pahalı, işçiliği pahalı, mazotu pahalı, bahçe bakımı pahalı. Üstelik bütün bu maliyetleri üretici kendi cebinden karşılıyor. Sonra çıkıp üreticiye; “Bahçeye daha iyi bak, verimi artır.” deniliyor. Peki üretici şunu soruyor; “Ben verimi artıracağım ama ürünümü maliyetimin altında satacaksam, neden bahçeme daha fazla masraf yapayım?” İşte fındık politikasının en büyük çelişkisi burada. Üreticinin bahçeye küstürülmesi, sadece üreticinin değil, Türkiye'nin gelecekteki fındık üretiminin de sorunudur. Bugün üreticiye düşük fiyat verirseniz yarın bahçede bakım azalır, gübre ve ilaç kullanımı düşer, işçilik yapılmaz, verim geriler. Verimi artırmanın yolu sadece üreticiye nasihat vermek değildir. Üreticinin emeğinin karşılığını vermektir. Fındık üreticisi artık şunu görmek istiyor: Maliyet + emeğin karşılığı + sürdürülebilir üretim payı. Serbest piyasada TMO fiyatının çok altında oluşan rakamlar normalleştirilemez. TMO'nun günlük yüksek miktarda alım yapması ve piyasada gerçek bir denge unsuru olması gerekiyor. TMO'nun 24 Ağustos'ta alımlara başlaması ve Türkiye genelinde günlük 5 bin ton alım kapasitesi açıklaması bu açıdan önem taşıyor. Fındık üreticisi sadaka istemiyor. Alın terinin karşılığını istiyor.Bugün üreticiyi korumazsanız yarın verimi artıracak üretici bulmakta zorlanırsınız. Fındıkta sorun sadece verim değildir. Asıl sorun, üreticinin emeğinin değerini bulamamasıdır. Ve artık üretici soruyor; “Bahçeye neden daha fazla masraf yapayım; benim fındığımın değeri neden emeğimin karşılığı değil?”"Haber Merkezi
