Giresun Ziraat Odası Başkanı Nurittin Karan, fındık üreticisinin en önemli sorununun yalnızca ürününü satmak değil, emeğinin karşılığını alabilmek olduğunu belirterek fındık piyasasına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Serbest piyasada oluşan fiyat ile üreticinin beklentisi arasındaki farkın büyüdüğünü ifade eden Karan, artan üretim maliyetlerine karşı fındığın gerçek değerini bulması gerektiğini söyledi. Karan, fiyatların yükselmesi için günübirlik açıklamalar yerine kalıcı ve uygulanabilir bir piyasa politikasına ihtiyaç olduğunu vurguladı.
Giresun Ziraat Odası Başkanı Nurittin Karan, yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi:"Fındık üreticimizin bugün en önemli sorunu yalnızca ürününü satmak değil, emeğinin karşılığını alabilmektir. Serbest piyasada oluşan fiyat ile üreticinin beklentisi arasındaki fark giderek büyümektedir. Üreticinin maliyetleri artarken, fındığın gerçek değerini bulamaması kabul edilebilir değildir. Fındık fiyatının yükselmesi için artık günübirlik açıklamalar değil, kalıcı ve uygulanabilir bir piyasa politikası ortaya konulmalıdır. Birinci olarak; TMO piyasada etkin olmalıdır. TMO'nun alımları güçlü ve düzenli şekilde devam etmeli, üreticinin karşısında güvenilir bir alternatif oluşturmalıdır. TMO'nun açıkladığı fiyat, serbest piyasa açısından da önemli bir referans noktasıdır. İkinci olarak; üretici fındığını düşük fiyattan satmaya mecbur bırakılmamalıdır. Üreticinin borç ve finansman baskısı nedeniyle ürününü hasat döneminde elinden çıkarması fiyatların üzerindeki arz baskısını artırmaktadır. Üreticiye uygun koşullarda finansman sağlanmalı, fındığını değerini bulana kadar muhafaza edebilmesinin önü açılmalıdır. Üçüncü olarak; üretici örgütleri güçlendirilmelidir. kooperatifler ve üretici birlikleri daha etkin bir pazarlama yapısına kavuşturulmalıdır. Üretici tek tek pazarlık yapan değil, örgütlü şekilde piyasaya çıkan güçlü bir taraf haline getirilmelidir. Dördüncü olarak; fındık piyasasında rekabet artırılmalıdır. Alıcı sayısının ve ihracat kanallarının artırılması, üreticinin sınırlı sayıda alıcıya bağımlı kalmasını önleyecektir. Fındık piyasasında rekabet ne kadar güçlenirse üreticinin pazarlık gücü de o kadar artacaktır. Beşinci olarak; rekolte ve piyasa verileri şeffaf olmalıdır. Farklı kurumların birbirinden farklı rekolte rakamları açıklaması piyasadaki beklentileri etkileyebilmektedir. Üreticinin, tüccarın ve sanayicinin güvenebileceği şeffaf ve bilimsel bir rekolte sistemi oluşturulmalıdır. Buradan açıkça ifade ediyoruz: Fındık üreticisi zararına satış yapmak zorunda değildir. Ancak üreticiye sadece “fındığını satma, bekle” demek de yeterli değildir. Üreticinin bekleyebilmesi için finansman desteği, güçlü TMO alımı ve örgütlü pazarlama sistemi birlikte hayata geçirilmelidir. Bizim talebimiz fındık fiyatının yapay yollarla yükseltilmesi değil; üreticinin emeğinin karşılığını aldığı, rekabetin bulunduğu, şeffaf ve sürdürülebilir bir piyasa düzeninin kurulmasıdır. Fındık Karadeniz'in sadece tarım ürünü değil, milyonlarca insanın geçim kaynağı ve Türkiye'nin önemli ihracat değerlerinden biridir. Üreticinin alın terinin karşılığını bulacağı bir piyasa için mücadelemizi sürdüreceğiz."Haber Merkezi
