Türkiye’de obezite oranları korkutucu boyutlara ulaştı. Güncel verilere göre yetişkin nüfusun %32’sinin obezite ile mücadele ettiği Türkiye’de, önlem alınmazsa 2035 yılında her iki kişiden birinin bu riskle karşı karşıya kalacağı öngörülüyor. Central Hospital Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Dr. Göktuğ Sarıbeyliler, Kilo verme sürecinde yapılan kritik hatalara ve "az yiyerek kilo alamama" paradoksuna dair önemli uyarılarda bulundu.
"Az Yemek Çözüm Olmayabilir"
Pek çok kişinin "Hiçbir şey yemiyorum ama yine de kilo alıyorum" şikayetiyle uzmanlara başvurduğunu belirten Dr. Göktuğ Sarıbeyliler, bu durumun ardında yatan nedenleri şöyle özetliyor:
"Vücudumuz kronik strese, hareketsizliğe ve uyku bozukluğuna karşı kendini korumaya alır ve yağ depolamaya yönelir. Sadece az yemek, kalori hesabı yapılmadığı ve yaşam alışkanlıkları değiştirilmediği sürece kilo kaybı için yeterli bir çözüm değildir."
Metabolizmanın Gizli Düşmanları: Stres ve Uykusuzluk
Haber bülteninde öne çıkan bilgilere göre, kilo alımını tetikleyen faktörler sadece tabaktaki porsiyonlarla sınırlı değil:
-
Gece Uykusu Kritik: Saat 22:00-23:00 aralığında uykuya geçmemek, kortizol dengesini bozarak insülin duyarlılığını azaltıyor. 5 saatin altındaki uyku, vücudu doğrudan yağ depolamaya itiyor.
-
Kronik Stres Faktörü: Stres anında salgılanan kortizol hormonu, kan şekerini yükselterek metabolizma hızını düşürüyor. Bu da kişinin az yese bile özellikle karın bölgesinden yağlanmasına neden oluyor.
Şok Diyetler Kas Kaybettiriyor
Hızlı kilo verme ümidiyle uygulanan şok diyetlerin uzun vadede hüsranla sonuçlandığını ifade eden Dr. Sarıbeyliler, bu tür yöntemlerin metabolizmayı yavaşlatarak kas kaybına yol açtığını ve diyet bırakıldığında kilonun hızla geri alındığını vurguluyor.
Tıbbi Nedenler Sorgulanmalı
Kilo verememenin altında yatan diğer önemli sebepler ise klinik tablolar:
-
İnsülin Direnci: Kan şekeri normal olsa dahi yüksek insülin seviyeleri vücudun yağ yakmasını engelliyor.
-
Hipotiroidi: Tiroid hormonlarının eksikliği enerji harcamasını düşürerek halsizlik ve kilo artışına yol açıyor.
-
Kortizol Yüksekliği: Yüzde yuvarlaklaşma ve ensede yağ birikmesi gibi belirgin fiziksel değişimlerle kendini gösteriyor.
2035 Öngörüsü: Toplumsal Tehdit
Obezitenin sadece bir kilo sorunu değil; diyabet, kalp hastalıkları ve kanser için ana risk faktörü olduğunun altı çiziliyor. Dr. Sarıbeyliler, toplumsal sağlığı korumak adına şu üç temel adımın hayati olduğunu belirtiyor:
-
Sürdürülebilir ve sağlıklı beslenme alışkanlıkları.
-
Günlük fiziksel aktivitenin bir yaşam biçimi haline getirilmesi.
-
Düzenli sağlık kontrolleri ile metabolik sorunların erken teşhisi.
Uzmanlar, bütüncül bir yaklaşımla Türkiye’deki bu artış eğiliminin durdurulabileceğine dikkat çekiyor.
Haber Bülteni
