Onu Görenler Şaşkınlığını Gizleyemiyor: Çay Ocağının Takım Elbiseli Beyefendisi
Hava Harp Okulu'ndan emekli olan İsmail Çakır, zamanını değerlendirmek için çalıştığı çay ocağında müşterilerine takım elbise ve kravatla hizmet vererek örnek bir esnaflık profili çiziyor. Çakır'ın bu şık mesaisi, vatandaşlardan yoğun ilgi görüyor.
Gündelik yaşamın vazgeçilmez duraklarından olan çay ocakları, alışılmışın dışında bir hizmet anlayışına sahne oluyor. Hava Harp Okulu’ndan emekli olduktan sonra boş zamanlarını değerlendirmek amacıyla bir çay ocağında çalışmaya başlayan İsmail Çakır, mesaisini takım elbise ve kravatla sürdürüyor.
Geçmişte İstanbul'da çay bahçesi ve kafe işletmeciliği gibi ticari tecrübeleri de bulunan Çakır, zaman zaman destek amaçlı görev aldığı işletmede, memuriyet yıllarından kalma disiplinini esnaflık kültürüyle harmanlıyor.
"İnsana Duyduğum Saygının Bir Gereği"
Çevreden, "Düğüne mi gidiyorsun?" şeklinde gülümseten tepkiler aldığını belirten Çakır, takım elbiseyle çalışmanın kendisi için bir yaşam biçimi olduğunu ifade etti. İşini severek yaptığını vurgulayan Çakır, şunları kaydetti:
"Hava Harp Okulu'ndan emekliyim. Takım elbiseyle çay dağıtmam memur emeklisi olmamdan kaynaklı bir alışkanlık. İşimi seviyorum ve en önemlisi karşımdaki insanlara saygılı olmak için bu şekilde giyiniyorum. Görüntüm itibarıyla insanlar da bana çok daha nazik ve saygılı yaklaşıyorlar."
İlerleyen süreçte tekel ürünlerinin yer almadığı fast-food tarzı temiz bir işletme açmayı hedeflediğini aktaran Çakır, gençlere de uyarılarda bulunarak, "Gençlerin çevrelerine saygılı olmalarını; şans oyunlarına veya hazır paraya yönelmek yerine alın teriyle, çalışarak kazanmalarını tavsiye ediyorum" dedi.
"Disiplin ve Temizlik İşine Yansıyor"
İşletme sahibi Rıfat Naldemir ise Çakır’ın askeri disiplinden gelmesinin işin kalitesine ve hijyenine doğrudan yansıdığını belirterek bu durumdan duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Çakır'ın duruşunun mekana değer kattığını söyleyen Naldemir, şu değerlendirmelerde bulundu:
"İsmail Bey son derece beyefendi bir insan. Düzgün bir kurumda çalışmış olmasının disiplini kendisine yansımış. Temiz giyinmesi, konuşması, müşteriye hitabı ve sunumu dört dörtlük. Dışarıdan da oldukça olumlu tepkiler alıyoruz. 'Kravatlı bir insanın ocakta ne işi var?' diyenler oluyor ancak bu durum mekana çok değişik ve kaliteli bir hava katıyor."
"Çay Ocağı Değil, Adeta Esnaflık Akademisi"
Uzun yıllardır sektörde yer alan Naldemir, işletmesinin aynı zamanda gençlerin hayata hazırlandığı bir okul işlevi gördüğüne dikkat çekti. Çay ocağı kültürünün ve esnaflık disiplininin önemine değinen Naldemir, sözlerini şöyle tamamladı:
"Burası akademik bir yer gibidir. Çalışma şekli tamamen disipline dayanır; işini savsaklayan burada barınamaz. Öğrenciler boş zamanlarında burada çalışıp okul bitiriyorlar. Geçmişte burada yetişip şu an Antalya'daki otellerde turizm sektöründe çalışan en az 50 kişi var. Geçen gün bir öğrencim geldi, meteoroloji müdürü olmuş; bir başkası aradı, emniyet amiri olup yıldız takmış. Gençlerin bu meslekleri küçümsememesi ve buradan aldıkları ahilik kültürüyle hayata atılmaları bizleri gururlandırıyor."