İmar Revizyonunda Akraba Bağları: Giresun Üniversitesi'nin Gelişim Alanı Kime Hizmet Ediyor?
Giresun'da son dönemde imar revizyon planları üzerinden yürütülen tartışmalar, şeffaflık, etik ve kamu yararı kavramlarını yeniden masaya yatırdı.
Tartışmaların merkezinde, Giresun Üniversitesi’nin gelişim alanı olarak belirlenen stratejik bir arazinin, yeni yapılan imar revizyon planıyla *"Konut Alanı"*na dönüştürülmesi ve bu süreçte Giresun Eğitim ve Kültür Vakfı’nın (GEV) sessiz kalması yer alıyor.
Buradaki en kritik çelişki ise vakfın kuruluş misyonunda saklı: GEV, zaten Giresun Üniversitesi’nin gelişimini desteklemek, eğitim altyapısına katkı sağlamak amacıyla kurulmuş bir sivil toplum kuruluşu. Dolayısıyla, üniversitenin büyüme ve gelişim alanının daraltılarak ranta açılması karşısında en sert refleksi göstermesi gereken kurumun bizzat bu vakıf olması bekleniyordu.
Sessizliğin Nedeni "Aile İçi İletişim" mi?
Kamuoyunda ve yerel basında dile getirilen iddialar, vakfın bu hayati değişim karşısında neden kör ve sağır taklidi yaptığını mantıklı bir şüpheyle açıklıyor. İddiaya göre; Giresun Üniversitesi’nin geleceğini yakından ilgilendiren bu yeni imar revizyon planını hazırlayan Kayseri merkezli Şehir Plancısı Taner Cinel ile üniversitenin gelişimini korumak ve desteklemekle görevli Giresun Eğitim ve Kültür Vakfı Başkanı Ömer Cinel öz kardeş.
Bu birinci derece akrabalık bağı, kamuoyunda haklı olarak şu soruyu doğuruyor: Vakıf yönetimi, üniversitenin ve şehrin yüksek menfaatlerini korumak yerine, başkanın kardeşinin müellifi olduğu planın sorunsuz geçmesi için mi sessiz kaldı?
Sürecin Etik ve Hukuki Açıdan Soru İşaretleri
Bu iddialar ve düzeltilen gerçekler ışığında, sürecin şu üç boyutta incelenmesi gerekmektedir:
1. Üniversite Alanından Konut Alanına Geçişin Gerekçesi: Bir üniversitenin gelişim vizyonu içinde yer alan, gelecekte kampüsün büyümesi, laboratuvarlar, teknokentler veya sosyal donatılar için kullanılabilecek bir arazinin imar değişikliğiyle ticari konut alanına çevrilmesi ciddi bir planlama kusurudur. Belediye meclisinin ve plan müellifinin, üniversitenin hakkı olan bu alanı konuta çevirirken hangi kamusal faydayı gözettiğini açıklaması gerekmektedir.
2. Vakfın Kuruluş Amacıyla Çelişmesi: Giresun Üniversitesi’nin gelişimini destekleme misyonu olan bir vakıf, üniversite alanının yok edilmesine sessiz kalarak kendi varlık sebebini inkar etmiş durumdadir. Askı süresi boyunca karara resmi bir itirazda bulunulmaması, vakıf başkanının ailevi bağlarının, kurumsal sorumlulukların önüne geçtiği şüphesini kuvvetlendirmektedir.
3. Açık Bir Çıkar Çatışması: Planı çizen aktör ile planın etki alanındaki en önemli destekçi kurumun başındaki kişinin kardeş olması, modern yönetim ilkelerinde kabul edilemez bir çıkar çatışmasıdır. Bu durum, imar planının yasal süreçleri kağıt üzerinde uygun görünse bile, ahlaki ve etik açıdan ciddi şekilde sakatlanmasına yol açmıştır.
Sonuç
Giresun Üniversitesi’nin geleceği ve büyüme alanları, kişisel ilişkilerin veya akrabalık bağlarının gölgesinde feda edilemeyecek kadar değerlidir. Eğitim odaklı bir vakfın, üniversitenin alanını korumak yerine sessizliğe bürünmesi yerel kamuoyunda derin bir güven yarası açmıştır.
Giresun Eğitim ve Kültür Vakfı yönetiminin, plan müellifinin ve ilgili yerel yönetimin bu iddialar karşısında Giresun halkına şeffaf, tatmin edici ve hesap verebilir bir açıklama yapması elzemdir. Şehrin akademik ve kamusal geleceğini korumak adına, sivil toplumun ve yerel dinamiklerin bu imar değişikliğinin takipçisi olması gerekmektedir.