SON DAKİKA

NEJAT UYGUR

Bu biyografi 23 Mayıs 2017 - 21:15 'de eklendi ve 1.775 views kez görüntülendi.

Öğretmen bir annenin ve subay bir babanın üç çocuğundan ortancası olan Uygur, Kilisli sanatçı İsmail Dümbüllü tarafından keşfedilmiş ve meşhur edilmiştir. Eğitimini Anadolu’nun çeşitli bölgelerinde tamamlamıştır. İlkokulu Siirt, Ezine ve İntepe’de okumuş ve bu dönemde tiyatroya müsamerelerle başlamıştır. Sarıyer, Çanakkale ve Manisa’da ortaokulu tamamladıktan sonra Güzel Sanatlar Akademisi’nin Heykel bölümüne girmiş; fakat mezun olamamıştır.

1943 yılında Sarıyer Halkevi’nde başladığı boksla beraber spora karşı ilgisi artmıştır. Atletizm ve su topu dışında iyi de bir at binicisidir.[1] 1950 yılında Necla Uygur ile hayatını birleştirmiştir.

Tiyatroya profesyonel anlamda 1949’da “Nejat Uygur Tiyatrosu” ile adım atmıştır. Nejat Uygur, düşündüğü ilk mesleğin tiyatro olmadığını belirtmiştir:

““Benim düşündüğüm ilk meslek pilotluktu. Çocukluğumda pilot olacağımı düşünürdüm. Hatta hiç unutmam Manisa’da olduğumuz yıllarda, yatak çarşaflarını alıp yüksek bir yerden aşağı atlamayı planlamıştım. Tecrübe pilotu olarak önce ağabeyim atladı ve ayağını kırdı. Ağabeyim Zeki Ayhan Uygur, Amerika’da ünlü bir beyin cerrahı şimdi. Onunla gurur duyuyorum. Ağabeyim burada deniz albayıydı, ordudan ayrıldı sonra.” [2]”
Gençlik yıllarında Amerika’ya ulaşmak isteğiyle gemici olmuştur:

““Benim gençliğimde herkeste Amerika’ya gitmek gibi çok yoğun bir istek vardı. Bu yüzden liman cüzdanı çıkarttım ve gemici oldum. Hiç unutmam, bir Panama şilebinde çalıştım. Gemide kimsenin canı sıkılmazdı. Onlara fıkralar anlatır, taklitler yapardım. Herkes çok gülerdi. Sonra askere gittim, orada da arkadaşlarımı çok güldürürdüm. Giderek insanların yüzünü güldürmek bende tutku oldu. Sonra da tiyatro başladı zaten.” [2]”
13 yıl süren Anadolu turneleri sürecinde sırasıyla Ahmet, ikiz kardeş olan Süheyl ile Süha, Kemal, Behzat adlı beş erkek çocukları dünyaya gelmiştir. Süheyl ve Behzat babalarının deyimiyle “armut ağacının dibine düşmüş” ve tiyatrocu olmuşlardır.

1998 yılında Kültür Bakanlığı’nca verilen Devlet Sanatçısı unvanını almıştır.[3]

Hayatının son yılları ve Ölümü[değiştir | kaynağı değiştir]
Uygur, 10 Eylül 2007’de beyin damarlarında oluşan bir tıkanıklık nedeniyle vücudun sol tarafında kısmî felç geçirmiştir. Sağlık durumuna ilişkin yapılan basın toplantısında Uygur’un sol kolunu hareket ettiremediği, yüzünde kayma olduğu, bacağında biraz hareket olduğu, konuşmasının ise düzgün olduğu ifade edilmiştir.[4] Oğulları Süheyl ve Behzat Uygur son açıklamalarında Nejat Uygur’un artık geçmişiyle yaşadığını söylemişlerdir.

Usta tiyatro sanatçısı Nejat Uygur, uzun süre hastanede tedavi görmesine rağmen 18 Kasım 2013 günü saat 19:57 civarlarında solunum yetmezliği (respiratuar yetmezlik) sebebiyle Medistate Kavacık Hastanesi’nde, 86 yaşında hayatını kaybetti.[5] Teşvikiye Camii’nden kaldırılan cenazesi Zincirlikuyu Mezarlığı’na defnedildi.

Ödülleri[değiştir | kaynağı değiştir]
2007 – Altın Kelebek TV Yıldızları Yarışması “Tiyatroya Destek Yılı Özel Ödülü”[6]
2006 – Kemal Sunal Kültür Sanat Ödülü “En İyi Tiyatrocu”[7]
1999 – 22. Avni Dilligil Tiyatro Ödülleri “Belkıs Dilligil Onur Ödülü”[8]
Önemli tiyatro oyunları[değiştir | kaynağı değiştir]
Alo Orası Tımarhane mi?
Aman Özal Duymasın
Benim Annem Evden Neden Kaçtı
Cibali Karakolu
Hanedan
Hastane mi? Kestane mi?
Kaynanatör
Miğferine Çiçek Eken Asker
Minti Minti
Sizinki Can da Bizimki Patlıcan mı?
Son Umudum Milli Piyango
Şeyini Şey Ettiğimin Şeyi
Şeytandan 29 Gün Evvel Doğan Çocuk (Minti Minti 2)
Zamsalak
Filmleri[değiştir | kaynağı değiştir]
2007 – Beyaz Melek
2004 – Vizontele Tuuba
1974 – Cafer’in Nargilesi
1971 – Cafer Bey İyi, Fakir Ve Kibar
1970 – Cafer Bey

Notlar ve kaynaklar[değiştir | kaynağı değiştir]
^ Tiyatrom.com
^ a b Haftasonu.com
^ T.C. Kültür Bakanlığı
^ “Nejat Uygur kısmi felç geçirdi”, NTVMSNBC, 10 Eylül 2007
^ “Nejat Uygur’u kaybettik”. 10 Haziran 2015 tarihinde kaynağından arşivlendi.
^ cnnturk
^ haber7com
^ Hürriyet Gazetesi

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

77 ya­şın­da­ki kadın en­gel­li 4 ço­cu­ğu­na ba­kı­yor

Gi­re­sun'da zi­hin­sel en­gel­li 4 ço­cu­ğu­na öz­ve­riy­le bakan 77 ya­şın­da­ki Ayşe Çi­ve­lek, ha­ya­ta ço­cuk­la­rıy­la tu­tu­nu­yor. Ayşe Çi­ve­lek, Yağ­lı­de­re il­çe­si­ne bağlı Ku­ru­ca­lı Ma­hal­le­si'ndeki evin­de eşi Mu­hit­tin, zi­hin­sel en­gel­li ço­cuk­la­rı Meh­met (63), Nevin (55), Ner­min (52) ve Ne­şi­de (50) ile ya­şı­yor. Ço­cuk­la­rı­nın her ih­ti­ya­cıy­la iler­le­yen ya­şı­na rağ­men il­gi­le­nen Çi­ve­lek, çev­re­le­rin­de bu­lu­nan ki­şi­le­rin de tak­di­ri­ni top­lu­yor. Çi­ve­lek, eşi ile küçük yaşta ev­len­di­ği­ni ve 8 çocuk dün­ya­ya ge­tir­di­ği­ni söy­le­di. Ço­cuk­la­rın­dan 4'ünün zi­hin­sel en­gel­li ol­du­ğu­nu if…

Tekerlekli sandalyesi ile 22 yıldır öğretmenlik yapıyor

Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi öğretmeni Nihat Yayla, 1997 yılında geçirdiği trafik kazasının ardından mesleğini tekerlekli sandalye ile sürdürmeye devam ediyor Giresunlu Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi öğretmeni Nihat Yayla, çok sevdiği mesleğini 22 yıldır tekerlekli sandalye ile sürdürüyor. 1997 yılında geçirdiği kaza sonucu yürüme yeteneğini kaybeden Nihat Yayla, hayat hikâyesini anlattı. 1992 yılında gönüllü öğretmen olarak gittiği Batman’dan 1997 yılında bayram iznine gelirken Adana-Şanlıurfa yolu üzerinde geçirdiği trafik kazası sonucu yürüme yeteneğini kaybettiğini belirten Yayla, “Kazanın ardından 1999 yılı sonuna kadar Ankara’da tedavi sürecim oldu. Tedavinin ardından yürüme yeteneğimiz olmadı ama hayatımızı idame ettirecek k…

46 yıllık gazete arşivini gelecek nesiller için saklıyor

  Seyfullah Çiçek, "Gazetelerin bambaşka bir büyüsü var. Kokusu, eline alıp okumak bana bambaşka bir haz veriyor" dedi.   Türkiye'de ve memleketi Giresun'un Görele ilçesinde önemli gördüğü olayların yer aldığı gazeteleri 46 yıldır muhafaza eden Seyfullah Çiçek, arşivinden gelecek nesillerin faydalanmasını istiyor. İstanbul'da yaşayan 69 yaşındaki Çiçek, 1973 yılında İsmet İnönü'nün vefat haberinin yer aldığı "Paşa'yı toprağa veriyoruz" başlıklı Hürriyet gazetesiyle arşive başladı. Sonraki yıllarda Çiçek, Tansu Çiller'in Başbakan seçilmesine ilişkin "Müthiş Zafer" başlıklı Hürriyet gazetesi, PKK'nın elebaşı Abdullah Öcalan'ın yakalanmasının yer aldığı "Kanlı eller artık kelepçeli" başlıklı Akşam gazetesi, 3. Cum…

İlk günkü heyecanla iş yerini açıyor

Giresun'da 47 yıldır bakkallık yapan 90 yaşındaki Bekir Sıtkı Kemal, her gün aynı heyecanla aştığı iş yerinde "veresiye defteri" tutmaktan vazgeçmiyor. Giresun'da yarım asra yakındır aynı yerde bakkal işleten 90 yaşındaki Bekir Sıtkı Kemal, iş yerini açmayı hiçbir zaman ihmal etmiyor. Eynesil ilçe merkezinde 20 metrekarelik bakkal dükkanını 47 yıldır işleten Kemal, ilerleyen yaşına rağmen mesleği bırakmadı. Günlerini bakkal dükkanında geçiren Kemal eski tip teraziden, kalemden ve defterden vazgeçmiyor. Eski bakkalların olmazsa olmazı veresiye defterini Bekir Kemal dükkanı açtığı ilk günden beri tutuyor. Bu defterin kabarıklığı ilk günden beri özellikle fındık hasadı öncesi alınan kumanyalarla arttı, fındığını satan köylülerin ö…

MUSTAFA KEMAL ATATÜRK

1881 yılında Selanik’te doğdu. İlk öğrenimini ve askeri öğrenci olarak orta öğreniminin bir kısmını Selanik’te yaptı. Manastır Askeri Lisesi’ni bitirdi. 1902 yılında Kara Harp Okulu’ndan, 1905 yılında Harp Akademisi’nden mezun oldu. Orduda çeşitli vazifeler aldı. 1913 yılında Sofya’da Ataşe Militer olarak bulundu. Birinci Dünya Harbi sırasında, Çanakkale Muharebelerinde Tümen Komutanı olarak görev yapıı. 1916 yılından itibaren, Doğu ve Güney cephelerinde Kolordu ve Ordu Komutanlığı yaptı. Bitlis ve Muş’u düşman işgalinden kurtaran kuvvetlerin başındaydı. Filistin ve Suriye cephelerinde görev aldı. Mondros Mütarekesi’nden sonra Sevr Anlaşması hükümlerine dayanılarak ülkenin yabancılar tarafından işgali üzerine, son Osmanlı padişahı S…

NEŞET ERTAŞ

Neşet Ertaş, (d. 1938[1], Çiçekdağı, Kırşehir, Türkiye – ö. 25 Eylül 2012, İzmir, Türkiye), Türk halk ozanı ve halk müziği şarkıcısı. Abdallık geleneğinin son büyük temsilcisi. Yaşar Kemal, Ertaş’ı “Bozkırın Tezenesi” olarak adlandırmıştır. Babası bağlama ustası Muharrem Ertaş, annesi Döne Ertaş’tır. 8 yaşına kadar doğduğu köy olan Kırtıllar Köyü’nde yaşamış, sonrasında ailesi ile birlikte İbikli Köyü’ne yerleşmişlerdir. 12 yaşındayken annesi Döne’yi kaybetmiştir. Babası Muharrem Ertaş, Yozgat’ın Kırıksoku Köyünden Arzu isminde bir kadınla evlenince bir süre bu köyde yaşadıktan sonra Yozgat’ın Yerköy ilçesine yerleşmişlerdir. Ertaş, ilkokula gittiği yıllarda önce keman, sonra da bağlama çalmayı öğrendi. B…

GÜNLÜK HABER AKIŞI

SON DAKİKA HABERLERİ