UĞUR MUMCU’NUN GÖZ­LEMİYLE YAHUDİLER « Giresun İleri Gazetesi

https://www.giresunileri.com/konya-ruzgari-esti/

SON DAKİKA

UĞUR MUMCU’NUN GÖZ­LEMİYLE YAHUDİLER

Bu haber 30 Ağustos 2021 - 10:55 'de eklendi ve 823 views kez görüntülendi.

Yeri dol­du­ru­la­maz ünlü ga­ze­te­ci, araş­tır­ma­cı ya­za­rı­mız mer­hum Uğur Mumcu Ber­lin’e gel­di­ğin­de tüm iş­le­ri­mi ve ran­de­vu­la­rı­mı iptal ede­rek onun top­lan­tı­sı­na ka­tıl­dım. Top­lan­tı, küçük İstan­bul diye de anı­lan Ber­lin’in Kre­uz­berg (Haç Dağı) il­çe­sin­de bir genç­lik evi­nin sa­lo­nun­day­dı. En ön sı­ra­lar­dan yer kap­mak için er­ken­den sa­lo­na git­tim ve önde ye­ri­mi aldım. Büyük üs­tat­la ara­mız­da yak­la­şık üç metre me­sa­fe vardı. Onun hay­ran­la­rı ola­rak he­pi­miz sa­bır­sız­lık­la onun sa­lo­na gel­me­si­ni göz­lü­yor­duk. Sa­lo­na gir­di­ğin­de ken­di­si­ni güçlü bir şe­kil­de al­kış­lar­la kar­şı­la­dık; el sal­la­yıp gü­le­rek biz­le­ri se­lam­la­dı ve pod­yum­da­ki ma­sa­sı­na otur­du. Sa­lon­da otu­ran iz­le­yi­ci­ler ni­ha­yet kon­fe­ran­sın baş­la­ma­sı­nı dört gözle bek­li­yor­duk. Top­lan­tı­yı or­ga­ni­ze eden der­nek­ler adına bir bayan gö­rev­li açı­lış ko­nuş­ma­sı­nı ya­pa­rak Uğur Mumcu’yu se­lam­la­dı; sonra da sözü ken­di­si­ne verdi. Biz­le­ri se­lam­la­dık­tan sonra ko­nuş­ma­sı­na baş­la­dı üstat. Bir ara sözü Ya­hu­di­le­re ge­tir­di ve “Ar­ka­daş­lar; Ya­hu­di­le­ri en güzel an­la­tan il­ginç bir olayı siz­ler­le bu­ra­da pay­laş­mak is­ti­yo­rum.” dedi ve devam etti; “Sov­yet­ler Bir­li­ğin­de ya­şa­yan bir Ya­hu­di aile­si, İsrail’e dönme ka­ra­rı alı­yor; Rus güm­rü­ğü­ne gir­dik­le­rin­de yan­la­rın­da­ki bir ku­ma­şa sa­rı­lı hey­ke­li gören Rus güm­rük­çü şöyle so­ru­yor: “Bu ne?” Ya­hu­di: “Be­ye­fen­di, bu ne diye sor­ma­ya­cak­sın; bu kim diye so­ra­cak­sın” diyor. “Öy­ley­se bu kim?” diyor, Rus güm­rük­çü. Ya­hu­di: “Bu, dün­ya­nın gel­miş, geç­miş en büyük ve ünlü dev­let adamı bunu dün­ya­da ta­nı­ma­yan yok. Lenin bu.” diyor Ya­hu­di. Rus güm­rük­çü gü­lüm­se­ye­rek; niçin onu İsrail’e gö­tü­rü­yor­sun?” diyor. Ya­hu­di: “Evi­min bir kö­şe­si­ne onu di­ke­ce­ğim ve her sabah, her akşam ona karşı iba­det ede­ce­ğim.” diyor. Bu yanıt Rus güm­rük­çü­nün çok ho­şu­na git­ti­ği için; “Geç” diyor. İsrail güm­rü­ğü­ne var­dık­la­rın­da, İsrail güm­rük gö­rev­li­si hey­ke­li işa­ret ede­rek: “Bu ne?” diye so­ru­yor. Ya­hu­di, yine; “Be­ye­fen­di, bu ne? Diye değil; bu kim diye so­ra­cak­sı­nız” de­yin­ce; İsrail güm­rük­çü: “Bu kim? Öy­ley­se;” diyor. Ya­hu­di: “Bu gör­dü­ğü­nüz hey­kel Lenin’dir” de­yin­ce, güm­rük­çü si­nir­le­ne­rek: “Neye ge­tir­din; bunu bu­ra­ya?” diyor. Ya­hu­di: “Lenin, dün­ya­nın gel­miş, geç­miş en adi dev­let adamı; bunu evi­min bir kö­şe­si­ne koyup, sabah, akşam ona küf­re­de­ce­ğim” de­yin­ce güm­rük­çü gü­lüm­sü­yor ve “Geç öy­ley­se” diyor. Ya­hu­di aile ni­ha­yet sağ se­la­met evine va­rın­ca, ken­di­le­ri­ni kar­şı­la­yıp hoş­la­ma­ya gelen yakın dost ve ak­ra­ba­la­rı, hey­ke­li gö­rün­ce: “Bu kim?” diye so­ru­yor­lar; Ya­hu­di bu kez: “Bu kim diye değil; bu ne diye so­ra­cak­sı­nız” diyor; “öy­ley­se bu ne?” di­yor­lar; Ya­hu­di’nin ya­nı­tı çok il­ginç; “Bu 70 kilo ağır­lı­ğın­da, külçe altın.” Uğur Mumcu, bu çok il­ginç öy­kü­yü bi­tir­dik­ten sonra: “Ar­ka­daş­lar, işte Ya­hu­di ve Ya­hu­di zih­ni­ye­ti bu” dedi. Hay­ra­nı ol­du­ğum büyük üs­ta­dın an­lat­tı­ğı bir­bi­rin­den il­ginç ko­nu­la­rı dik­kat­le, hiç ka­çır­ma­dan al­dı­ğım not­lar, üs­ta­dı te­dir­gin etmiş ola­cak ki: “Ar­ka­daş­lar ara­nız­da, mit ajanı var­dır; ko­nuş­ma­la­rı­mı hiç ka­çır­ma­dan kayda ge­çi­rir­ler­dir yaz­sın­lar ben kim­se­den kork­mu­yo­rum; hele on­lar­dan hiç, ama hiç kork­mu­yo­rum” dedi. Bunu söy­ler­ken de göz­le­ri­ni bana yö­nelt­miş­ti. Ya­nım­da otu­ran bir öğ­ret­men ar­ka­da­şım ku­la­ğı­ma eği­le­rek; “Uğur Mumcu’yu huy­lan­dır­dın not al­ma­yı bırak artık.” dedi. Gü­lüş­tük. Bu anımı hiç unut­mu­yo­rum. Benim için Uğur Mumcu, hiç­bir zaman yeri dol­du­ru­la­ma­ya­cak kadar önem­li bir de­ğer­di. Uğur Mumcu’nun bir­bi­rin­den güzel eser­le­ri: Mo­bil­ya Dos­ya­sı (1975), Suç­lu­lar ve Güç­lü­ler (1975), Sa­kın­ca­lı Pi­ya­de (1977), Bir Pul­suz Di­lek­çe (1977), Bü­yük­le­ri­miz (1978), Çık­maz Sokak (1979), Ra­bı­ta (1979), Tüfek İcad Oldu (1980), Söz Mec­lis­ten İçeri. Bu eser­le­ri­nin bir bö­lü­mü­nü oku­ya­bil­dim. Bun­lar­dan bende en fazla iz bı­ra­kan “Sa­kın­ca­lı Pi­ya­de” ki­ta­bı, Büyük üstat bu ese­rin­de dile ge­tir­di­ği olay­la­rın hepsi bir­bi­rin­den il­ginç ve ina­nıl­ma­sı ol­duk­ça güç olan va­ka­lar. Özel­lik­le de Üni­ver­si­te Me­zu­nu ol­du­ğu halde, as­ker­li­ği­ni yedek subay değil de pi­ya­de eri ola­rak yap­tır­ma­la­rı ina­nı­lır gibi değil. Bütün suçu bazı olay­la­rı sor­gu­la­yıp ir­de­le­me­si; üs­te­lik de bu sor­gu­la­ma­la­rı ya­sa­lar ge­re­ği yap­tı­ğı halde, “Sa­kın­ca­lı Pi­ya­de” la­ka­bı­nı ken­di­si­ne reva gör­me­le­ri.
Kor­kunç bir su­ikast­la öl­dü­rül­me­si, tüm Tür­ki­ye’yi ve özel­lik­le de se­ven­le­ri­ni büyük bir yasa boğdu. İşin en kor­kunç te­ra­fı ise, fa­ili­nin hala bu­lu­na­ma­mış ol­ma­sı; Ber­lin’de sivil top­lum ör­güt­le­ri her yıl “Uğur Mumcu Anma Günü” dü­zen­li­yor ve bu anma gün­le­ri sa­lon­la­rı tık­lım tık­lım dol­du­ru­yor. Onu hiç unut­ma­ya­ca­ğız; unut­tur­ma­ya­ca­ğız! Işık­lar Yol­da­şı Olsun.
Kalın Sağ­lı­cak­la.

Azmi Durmuşazmidurmus@hotmail.de

druckerpatronen

escort bayanBeylikdüzü escort bayanAtaköy escort bayanBakırköy escort bayanAvcılar escort bayanŞirinevler escort bayanBahçeşehir escort bayanMerter escort bayanMahmutbey escort bayanKayaşehir escort bayanBüyükçekmece escort bayanKüçükçekmece escort bayanBaşakşehir escort bayanHalkalı escort bayanEsenyurt escort bayanSarıyer escort bayanBahçelievler escort bayanYenibosna escort bayanescorts Dubaiberlin escortsporno izleseks hikayelerisex hikayeleritr.link