TUHAF BİR ZULÜM « Giresun İleri Gazetesi

https://www.giresunileri.com/konya-ruzgari-esti/

SON DAKİKA

TUHAF BİR ZULÜM

Bu haber 28 Haziran 2021 - 17:03 'de eklendi ve 566 views kez görüntülendi.

Ünlü ro­man­cı, öykü ya­za­rı ve şa­iri­miz Ömer Sey­fet­tin ço­cuk­luk ve genç­lik yıl­la­rı­mı zevk ve neşe için­de ge­çir­me­me yar­dım eden çok önem­li bir us­ta­dır. Onun eser­le­ri­ni zevk­le oku­ya­rak önem­li za­man­lar ge­çir­dim; hatta ki­şi­lik ge­liş­tir­me ve okuma alış­kan­lı­ğı ka­zan­mam­da benim rol mo­de­lim oldu ken­di­si. Ge­çen­ler­de Ber­lin’deki evi­miz­de bazı de­ği­şim­ler ya­par­ken uzun ko­ri­do­ru­mu­za büyük bir de ki­tap­lık monte ettik ha­ri­ka oldu. Bu za­ma­na kadar evi­mi­zin hemen her kö­şe­sin­de ki­tap­lık­la­rı­mız mev­cut­tu. On­la­rın hep­si­ni yeni ki­tap­lı­ğa dev­re­der­ken bilin ba­ka­lım ne bul­dum: Ömer Sey­fet­tin’in “Harem” isim­li öy­kü­ler ki­ta­bı; yak­la­şık 65 yıl önce oku­du­ğum ve beni son de­re­ce et­ki­le­yen ki­ta­bı bu­lun­ca, ken­di­mi, önem­li bir oyun­ca­ğı­nı önce kay­be­den, sonra da tek­rar bu­lun­ca çok se­vi­nen bir çocuk gibi his­set­tim “Harem”i tek­rar okur­ken, es­ki­den ala­ma­dı­ğım me­saj­lar bul­dum. Ki­tap­ta­ki öykü baş­lık­la­rın­dan bi­ri­nin adı “Tuhaf Bir Zulüm”dü. Öy­kü­yü okur­ken tek­rar ço­cuk­luk yıl­la­rı­ma git­tim elim­de ol­ma­dan.. Orada şöyle bir öykü var: Gas­po­din Ke­pa­zef isim­li bir Bul­gar, üni­ver­si­te tah­si­li­ni İstan­bul’da yap­mış; bir Türk’den daha güzel Türk­çe Di­li­ne hakim bi­ri­si ken­di­si­ni zi­ya­re­te gelen bir Bul­gar ta­nı­dı­ğı ve Türk ar­ka­da­şı­nı güler yüzle kar­şı­lı­yor. Gas­po­din Ke­pa­zef çok fark­lı ve il­ginç şey­ler an­la­tı­yor mi­sa­fir­le­ri­ne: Os­man­lı İmpa­ra­tor­lu­ğu dö­ne­min­de, Bul­ga­ris­tan’da ya­şa­yan Türk sa­yı­sı, Bul­gar­lar­dan daha fazla bunu ço­ğu­muz bil­mi­yor­duk bel ki; Bul­gar­lar orada azın­lık­da. Bul­gar­lar, kendi sa­yı­la­rın­dan daha fazla olan Türk’leri ül­ke­den çı­ka­rıp göçe zor­la­mak için neler ya­pa­bi­le­cek­le­ri­ni kara kara dü­şü­nür­ler­ken (bu dü­şün­ce­le­rin için­de, toplu kıyım, şid­det kul­lan­ma, bez­dir­me po­li­ti­ka­sı vs. var.) Bunun üeri­ne, Gas­po­din Ke­pa­zef’in çok il­ginç bir fikri var” şöyle diyor “Ben Tür­ki­ye’de oku­dum; Türk­le­ri çok iyi ta­nı­yo­rum on­la­rı soy­kı­rım­la, sa­vaş­la zor kul­lan­may­la ka­çı­ra­maz­sı­nız fakat on­la­rın ta­as­sup­la­rı­nı kul­la­na­rak ko­lay­ca göçe zor­lar­sı­nız bu yön­te­mi de­ne­me gö­re­vi­ne ben ta­li­bim” diyor. Bunun üze­ri­ne “Deli Orman” Ka­sa­ba­sı­na Kay­ma­kam ola­rak ata­nı­yor. O yö­re­de ya­şa­yan in­san­la­rın hepsi Türk. Kay­ma­kam­lık gö­re­vi­ne baş­lar baş­la­maz ilk ic­ra­atı şöyle olu­yor: O ka­sa­ba­ya Hris­ti­yan, Ma­ke­don­ya­lı bir göç­men aile yer­leş­ti­ri­yor. Ka­sa­ba­nın ka­sa­sın­dan kar­şı­lan­mak üzere 10-12 tane domuz satın alıp göç­men aile­ye ve­ri­yor ve on­la­ra şöyle diyor: “Do­muz­la­rı aç bı­ra­kın ve ka­sa­ba­ya salın; onlar çeşme dahil içecek ve yi­yecek araş­tır­mak için et­ra­fa sal­dı­ra­cak­lar­dır. Türk­ler buna da­ya­na­maz.” Söy­le­nen­ler aynen uy­gu­la­nı­yor; bunun üze­ri­ne, Türk­ler Kay­ma­ka­ma şi­ka­ye­te ge­li­yor­lar. Kay­ma­kam şi­ka­yet­çi­le­re bir öz­gür­lük nu­tu­ğu atıyo. Do­muz­lar da koyun, keçi ve inek­ler gibi hay­van­lar; on­la­rın da öz­gür­lü­ğe ge­rek­si­nim­le­ri var hem onlar sizin koyun, keçi ve sı­ğır­la­rı­nız için şi­ka­yet­te bu­lun­mu­yor­lar; size ne olu­yor ki de­yin­ce, Türk­ler hayal kı­rık­lı­ğı ile geri dö­nü­yor­lar. Do­muz­lar­dan nef­ret eden Türk­ler, yavaş yavaş, ev tarla de­ğer­li eşya, ne­le­ri varsa de­ğe­ri­ne değ­me­zi­ne ucuza sa­ta­rak göçe baş­lı­yor­lar. Kay­ma­kam da on­la­rın sat­tık­la­rı­nı dev­let adına satın alı­yor böy­le­ce Türk­ler­den kur­tu­lu­yor­lar. Gas­po­din’in ba­şa­rı­sı Bul­ga­ris­tan’ın tüm yö­re­le­rin­de uy­gu­la­nı­yor ve ço­ğun­luk­ta olan Türk­ler Bul­ga­ris­tan’da azın­lık du­ru­mu­na dü­şü­yor­lar. Gas­po­din, Rus dip­lo­mat­la­ra so­ru­yor: “Siz İstan­bul’u almak is­te­mi­yor mu­su­nuz?” Rus­la­rın ya­nı­tı: “Tabii ki, İstan­bul’u almak için can atı­yo­ruz; fakat nasıl?” Gas­po­din: “Öy­ley­se, benim Bul­ga­ris­tan’da uy­gu­la­dı­ğım sis­te­mi siz de İstan­bul’da uy­gu­la­yın yani orara bir­kaç Hris­ti­yan Rum aile­si yer­leş­ti­rin. On­la­ra do­muz­lar edin­di­rin do­muz­la­rı aç bı­ra­ka­rak şehir içine sal­ma­la­rı­nı em­re­din kısa bir süre sonra İstan­bul’da tek bir Türk aile­si bile bu­la­ma­sı­nız hepsi ora­dan göç eder­ler ina­nın bana!” de­di­ği halde Rus­lar ona inan­mı­yor­lar; iyi ki de inan­ma­mış­lar yoksa güzel İstan­bul’umuz şimdi Rus­la­rın elin­de ola­cak­tı. Çok açık söy­lü­yo­rum; ben bu ta­ri­hi acı ger­çe­ği Ömer Sey­fet­tin’den öğ­ren­dim, Küçük yaşta ala­ma­dı­ğım me­saj­la­rı da, ancak şimdi ala­bil­dim. Ne di­ye­lim; “Güç ol­ma­dı ama geç oldu.” Sa­de­ce 36 yıl ya­şa­ya­bi­len de­ğer­li üstat Ömer Sey­fet­tin, o kı­sa­cık ya­şa­mı­na bir­çok de­ğer­li eser ka­zan­dı­ra­bil­di­ği için ken­di­si­ne yü­rek­ten te­şek­kür edi­yor ve ışık­lar için­de uyu­sun di­yo­rum.
Sağ­lı­cak­la Kalın.

Azmi Durmuş
Azmi Durmuşazmidurmus@hotmail.de

druckerpatronen

escort bayanBeylikdüzü escort bayanAtaköy escort bayanBakırköy escort bayanAvcılar escort bayanŞirinevler escort bayanBahçeşehir escort bayanMerter escort bayanMahmutbey escort bayanKayaşehir escort bayanBüyükçekmece escort bayanKüçükçekmece escort bayanBaşakşehir escort bayanHalkalı escort bayanEsenyurt escort bayanSarıyer escort bayanBahçelievler escort bayanYenibosna escort bayanescorts Dubaiberlin escortsporno izleseks hikayelerisex hikayeleritr.link