SON DAKİKA

TARİHE TA­NIK­LIK ETTİM

Bu haber 27 Ocak 2020 - 10:48 'de eklendi ve 784 views kez görüntülendi.

9 Kasım 1989 yı­lın­da yı­kı­lan “Ber­lin Utanç Du­va­rı” üze­ri­ne iki haf­ta­lık bir yazı se­ri­si sun­muş­tum. Bu­gün­kü ya­zım­da ise “Utanç Du­va­rı” üze­ri­ne o zaman ya­za­ma­dı­ğım bazı bö­lüm­ler­le, yine yak­la­şık aynı ta­rih­ler­de Ro­man­ya’da halk ayak­lan­ma­sı so­nu­cu, Dik­ta­tör Ni­ko­lay Ça­vu­çes­ko’nun bir as­ke­ri darbe ile ya­ka­la­na­rak, kur­şu­na di­zi­le­rek idam edil­di­ği­ni ağır­lık­lı ola­rak yaz­mak is­ti­yo­rum. Baş­lık­ta da be­lirt­ti­ğim gibi, Av­ru­pa’da Doğu Blok Ül­ke­le­ri­nin ve Ber­lin’deki Utanç Du­va­rı­nın yı­kı­lı­şı­na ta­nık­lık ettim. 9 Kasım 1989 yı­lın­da Ber­lin Utanç Du­va­rı yı­kı­lır­ken, Ber­lin’in Bran­den­burg Ka­pı­sın­day­dım. Alman hal­kı­nın ola­ğan üstü se­vin­ci ve muh­te­şem coş­ku­su gö­rül­me­ğe de­ğer­di doğ­ru­su. İnsan­la­rın ba­zı­la­rı se­vinç göz yaş­la­rı­nı tu­ta­maz­ken, ba­zı­la­rı da şar­kı­lar, marş­lar söy­lü­yor; kah­ka­ha­lar­la gü­lü­yor, çığ­lık­lar atı­yor­lar­dı. Ba­zı­la­rı da se­vinç­ten sü­rek­li alkol içi­yor­du. Ber­lin’de ya­şa­yan ya­ban­cı­lar ola­rak biz­ler de Alman dost­la­rı­mı­zın se­vinç­le­ri­ne ka­tı­lı­yor, bu ta­ri­hi bir­leş­me­yi on­lar­la biz de kut­lu­yor­duk. Bunun daha sonra ta­ma­men aley­hi­mi­ze ola­ca­ğı­nı ne­re­den bile bi­lir­dik ki. Bu sı­ra­da bazı uya­nık in­san­lar yine iş ba­şın­day­dı­lar. Yı­kı­lan duvar par­ça­la­rı­nı özen­le çu­val­la­ra dur­ma­dan dol­du­ru­yor­lar­dı. Daha sonra da bu par­ça­la­rı külçe al­tın­lar gibi yük­sek fi­yat­la­ra Ber­lin’i zi­ya­ret eden tu­rist­le­re sat­tı­lar ve böy­le­ce kö­şe­yi dö­nen­le­rin sa­yı­la­rı az de­ğil­di. Utanç Du­va­rı’nın yı­kıl­ma ta­ri­hi­ne kadar bir batı Alman Markı res­mi­yet­te yak­la­şık 6 Doğu Alman Markı eder­ken, du­va­rın yı­kıl­ma anın­da bu oran bire 30 kadar arttı. Uya­nık in­san­lar Doğu Alman ban­ka­la­rın­dan yük­sek mik­tar­da kre­di­ler çe­ke­rek, sonra da bi­re­bir de­ğiş­ti­rip kısa bir sü­re­de büyük kar­lar elde et­ti­ler; böy­le­ce kö­şe­yi dön­dü­ler. Ön­ce­den Doğu Ber­lin’den ka­çır­dı­ğı bir kızla ev­le­nen ya­kın­dan ta­nı­dı­ğım bir Türk, yap­tı­ğı bu büyük hak­sız ka­zanç­tan edin­di­ği pa­ra­lar­la zin­cir­le­me düğün sa­lon­la­rı açtı ve mark mil­yo­ne­ri oldu.” Utanç Du­va­rı’nın” yı­kıl­ma­sı daha sonra biz ya­ban­cı­la­rın ra­ha­tı­nı ol­duk­ça ka­çır­dı. Ba­tı­lı fir­ma­lar işçi alı­mın­da Doğu Al­man­la­rı ter­cih et­ti­ler; ya­ban­cı düş­man­lı­ğı da büyük öl­çü­de arttı.
Şimdi ge­le­lim Ro­man­ya’ya; bi­lin­di­ği gibi, II. Dünya Sa­va­şı bi­ti­min­de, sa­va­şı ka­za­nan ül­ke­ler ara­sın­da Rusya da vardı. Bu du­ru­mu le­hi­ne çe­vir­mek is­te­yen Rusya, Ro­man­ya’ya sal­dır­dı; böy­le­ce Ro­man­ya’yı sos­ya­list re­ji­me zor­la­dı. Kı­sal­tıl­mış adı “Sov Rom” olan Ro­man­ya sos­ya­list dev­le­ti ku­rul­du. Daha sonra ise tüm ver­gi­ler­den muaf Ro­man­ya- Rusya şir­ket­le­ri açıl­dı. Bu şir­ket­ler ara­cı­lı­ğıy­la sa­vaş­tan daha yeni mağ­lup çık­mış Ro­man­ya’nın belli başlı eko­no­mik kay­nak­la­rı Sov­yet kont­ro­lü­ne geç­miş­ti. Eko­no­mi­nin be­li­ni büken diğer bir husus da Rusya’ya öde­nen savaş taz­mi­na­tı idi. Böyle ol­mak­la bir­lik­te, 1950’lere ge­lin­di­ğin­de Ro­man­ya’nın ko­mi­nist li­der­le­ri, halka daha fazla ba­ğım­sız­lık söz­le­ri ver­me­ye baş­la­dı­lar. 1958’e ge­lin­di­ğin­de tüm Sov­yet as­ker­ler Ro­man­ya’dan çe­kil­miş­ti. 1960’da Ro­man­ya, Var­şo­va Paktı’ndan çe­kil­mek­le, Batı Dev­let­le­rin sem­pa­ti­si­ni ka­zan­dı. 1964 yı­lın­da Ro­man­ya’nın ba­şı­na geçen Ni­ko­lay Ça­vu­çes­ko, ül­ke­nin ge­liş­me­si için önem­li ça­ba­lar­da bu­lun­muş ve 1974-1989 yıl­la­rı arası ül­ke­si­ni ağır sa­na­yi­nin dev­le­ri ara­sı­na sok­muş­tur. Ancak, üç mil­yar do­lar­lık Halk Sa­ra­yın­da otur­ma­ya, zevk ve sefa için­de ya­şa­mı­nı sür­dür­me­ye baş­la­mış­tır. Daha sonra Rusya, Ro­man­ya’ya olan des­te­ği­ni çek­miş; böy­le­ce Romen halkı fa­kir­leş­miş. Ber­lin Utanç Du­va­rı’nın yı­kıl­ma­sı üze­ri­ne de ye­ri­nin teh­li­ke­ye düş­tü­ğü­nü sezen Ni­ko­lay Ça­vu­çes­ko 3 Mil­yar do­lar­lık Halk Sa­ra­yı’nın bal­ko­nun­dan halka ses­le­ne­rek bir ko­nuş­ma ya­par­ken mey­dan­da­ki yı­ğı­lan hal­kın için­den bir kişi onu pro­tes­to ede­rek, yu­ha­la­ma­sı üze­ri­ne, 24 Ara­lık 1989 günü Ça­vu­çes­ko ve eşi gü­ven­lik güç­le­ri­nin mü­da­he­le­siy­le ya­ka­lan­mış; 25 Ara­lık 1989’da te­le­viz­yon­da ya­yın­la­nan 2 sa­at­lik bir as­ke­ri so­ruş­tur­ma­dan sonra, Ça­vu­çes­ko ve eşi kur­şu­na di­zi­le­rek idam edil­di; bu da bir dik­ta­tö­rün sonu oldu. Ro­man­ya da diğer Doğu Blok Ül­ke­le­ri gibi rejim de­ği­şik­li­ği­ne uğ­ra­dı; bir başka de­ğiş­le: Sos­ya­lizm büyük bir darbe aldı.
Av­ru­pa’da ya­şa­dı­ğım için, böy­le­ce ben de ta­ri­he ta­nık­lık etmiş oldum. Ya­şa­nan ola­ğan üstü ge­liş­me­le­ri biz­zat canlı ola­rak iz­le­mek, pek de kolay ol­ma­dı, benim için; fakat, so­nun­da ba­şar­dım.
Kalın sağ­lı­cak­la saygı değer oku­yu­cu­la­rım; bir son­ra­ki köşe ya­zım­da bu­luş­mak ümi­diy­le.

Azmi Durmuş
Azmi Durmuşazmidurmus@hotmail.de