SON DAKİKA

ŞENER ŞEN

Bu biyografi 23 Mayıs 2017 - 21:08 'de eklendi ve 145 views kez görüntülendi.

26 Aralık 1941 tarihinde, o zamanlar marangozluk yapan ünlü oyuncu Ali Şen’in oğlu olarak Adana’da dünyaya geldi. Sanat hayatına İstanbul Belediyesi Şehir Tiyatrolarında sahneye çıkarak başladı. Babası gibi sinema sanatçısı olmak istemeyen Şener Şen, kendisini tiyatro oyunculuğuna adadı. Radyo tiyatrolarında da oynadı[1]. Ancak tiyatrodan elde ettiği kazanç yetmediği için sinemaya girmek zorunda kaldı. Dublajdan tanıdığı yönetmenlere, “Figüran olarak beni de çağırın. Ama bir şartım var, yevmiyemi o gün alayım” der.[kaynak belirtilmeli]

Sinemaya ilk adım attığı yıllarda figüranlık dahil her işi yaptı. Beş yıl boyunca – bazı filmlerde sadece dans etmek veya başrol oyuncusundan dayak yemek gibi- küçük rolerde yer aldı. Kariyerinde dönüm noktası 1975 yılında Ertem Eğilmez’in filmi Hababam Sınıfı’ndaki ‘’Badi Ekrem’’ tiplemesi oldu. Aynı filmde İnek Şaban tiplemesi ile ün yapan Kemal Sunal ile müthiş bir ikili oluşturdu ve o yıllarda büyük gişe hasılatı yapan Süt Kardeşler, Şabanoğlu Şaban, Tosun Paşa, Kibar Feyzo, Çöpçüler Kralı ve Davaro gibi filmlerde oynadı.

Şener Şen, 1984’e kadar yardımcı roller oynadı. O dönemde Anadolu piyasasına hâkim olan işletmecilerin, Arzu Film ve Ertem Eğilmez’e yaptıkları baskı sonucunda artık başrollerde oynaması gündeme gelir. Ancak o güne kadar özellikle Kemal Sunal ve İlyas Salman’la birlikte yaptığı filmlerde oynadığı uyanık, üçkâğıtçı, sahtekâr, dolandırıcı tiplemeleri canlandırmış olan Şen bu kez halkın istediğini yapmamayı seçti. “Onların istediği filmi yapmam, başrol oynayacaksam kendi istediğim filmi yaparım” diyerek Başar Sabuncu’nun Namuslu filminde ilk kez başrole çıktı.[kaynak belirtilmeli] Filmde canlandırdığı Ali Rıza Bey karakteri işine son derece bağlı bir mutemettir. Bu nedenle çevresindekilerce hor görülür. Zimmetine para geçirdiği söylentileri ortalığa yayılınca itibar görür ve el üstünde tutulmaya başlar. Ertem Eğilmez’in bu film için ona “Eğer bu film tutmazsa senin hayatın başlarken biter. Bir daha bir fırsat yakalayamazsın. Ama öbürünü seçersen yılda beş, altı film yaparsın, para da kazanırsın” demesine rağmen, Namuslu o yılın en iyi iş yapan filmleri arasına girdi ve Şener Şen’in sinema kariyerindeki ikinci perde açıldı.

Namuslu filmiyle üçkağıtçı, sahtekar karakterleri canlandırmaktan sıyrılan Şener Şen artık iyi, insanları kandırmayan, saf, temiz yürekli karakterleri canlandırmaya başladı. Nesli Çölgeçen’in Züğürt Ağa ‘sında saf bir köy ağasını, Milyarder’de piyangodan büyük ikramiye kazanan istasyon şefini, Muhsin Bey ‘de şöhret olmak isteyen bir gence yardım eden organizatörü başarı ile oynadı. Bu yıllarda moda olan müzikallerde de gözüktü.

Ertem Eğilmez’in son filmi olan ve Türk sinema seyircisinin sinema önlerinde uzun kuyruklar oluşturduğu taşlamalarla dolu Arabesk filminde Müjde Ar ile başrolleri paylaştı. 1996’da ise Türk sinemasında bir devrim yaratan “Eşkıya” filminde Uğur Yücel ile birlikte oynadı. Yavuz Turgul’un senaryosunu yazdığı ve yönettiği bu film Türk sinema sektöründe o dönem için bir rekor kırarak ve 2,5 milyonu aşkın seyirciyi sinemalara çekti.

Gaziantepli kebap üstadı Ali Haydar’ı canlandırdığı İkinci Bahar (1998-2001) dizisinde diğer başrol oyuncusu Hanım adlı Trakyalı bir mezeciyi canlandıran Türkan Şoray’dı.

Yönetmenliğini Yavuz Turgul’un yaptığı Gönül Yarası (2005) filmindeki emekli öğretmen Nazım rolüyle 42. Altın Portakal Film Festivali’nde ‘En İyi Erkek Oyuncu ödülü’nü kazandı.Senaryolarını Yavuz Turgul’un yazdığı, “nesli tükenen bir kabadayıyı” canlandırdığı Kabadayı (2007) ile başrollerini Çetin Tekindor ve Cem Yılmaz’la paylaştığı Av Mevsimi (2010) en son rol aldığı filmler olmuştur. Şen, 2015 yılında Aygaz Otogaz reklamıyla ekranlara geri dönmüştür.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

77 ya­şın­da­ki kadın en­gel­li 4 ço­cu­ğu­na ba­kı­yor

Gi­re­sun'da zi­hin­sel en­gel­li 4 ço­cu­ğu­na öz­ve­riy­le bakan 77 ya­şın­da­ki Ayşe Çi­ve­lek, ha­ya­ta ço­cuk­la­rıy­la tu­tu­nu­yor. Ayşe Çi­ve­lek, Yağ­lı­de­re il­çe­si­ne bağlı Ku­ru­ca­lı Ma­hal­le­si'ndeki evin­de eşi Mu­hit­tin, zi­hin­sel en­gel­li ço­cuk­la­rı Meh­met (63), Nevin (55), Ner­min (52) ve Ne­şi­de (50) ile ya­şı­yor. Ço­cuk­la­rı­nın her ih­ti­ya­cıy­la iler­le­yen ya­şı­na rağ­men il­gi­le­nen Çi­ve­lek, çev­re­le­rin­de bu­lu­nan ki­şi­le­rin de tak­di­ri­ni top­lu­yor. Çi­ve­lek, eşi ile küçük yaşta ev­len­di­ği­ni ve 8 çocuk dün­ya­ya ge­tir­di­ği­ni söy­le­di. Ço­cuk­la­rın­dan 4'ünün zi­hin­sel en­gel­li ol­du­ğu­nu if…

Tekerlekli sandalyesi ile 22 yıldır öğretmenlik yapıyor

Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi öğretmeni Nihat Yayla, 1997 yılında geçirdiği trafik kazasının ardından mesleğini tekerlekli sandalye ile sürdürmeye devam ediyor Giresunlu Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi öğretmeni Nihat Yayla, çok sevdiği mesleğini 22 yıldır tekerlekli sandalye ile sürdürüyor. 1997 yılında geçirdiği kaza sonucu yürüme yeteneğini kaybeden Nihat Yayla, hayat hikâyesini anlattı. 1992 yılında gönüllü öğretmen olarak gittiği Batman’dan 1997 yılında bayram iznine gelirken Adana-Şanlıurfa yolu üzerinde geçirdiği trafik kazası sonucu yürüme yeteneğini kaybettiğini belirten Yayla, “Kazanın ardından 1999 yılı sonuna kadar Ankara’da tedavi sürecim oldu. Tedavinin ardından yürüme yeteneğimiz olmadı ama hayatımızı idame ettirecek k…

46 yıllık gazete arşivini gelecek nesiller için saklıyor

  Seyfullah Çiçek, "Gazetelerin bambaşka bir büyüsü var. Kokusu, eline alıp okumak bana bambaşka bir haz veriyor" dedi.   Türkiye'de ve memleketi Giresun'un Görele ilçesinde önemli gördüğü olayların yer aldığı gazeteleri 46 yıldır muhafaza eden Seyfullah Çiçek, arşivinden gelecek nesillerin faydalanmasını istiyor. İstanbul'da yaşayan 69 yaşındaki Çiçek, 1973 yılında İsmet İnönü'nün vefat haberinin yer aldığı "Paşa'yı toprağa veriyoruz" başlıklı Hürriyet gazetesiyle arşive başladı. Sonraki yıllarda Çiçek, Tansu Çiller'in Başbakan seçilmesine ilişkin "Müthiş Zafer" başlıklı Hürriyet gazetesi, PKK'nın elebaşı Abdullah Öcalan'ın yakalanmasının yer aldığı "Kanlı eller artık kelepçeli" başlıklı Akşam gazetesi, 3. Cum…

İlk günkü heyecanla iş yerini açıyor

Giresun'da 47 yıldır bakkallık yapan 90 yaşındaki Bekir Sıtkı Kemal, her gün aynı heyecanla aştığı iş yerinde "veresiye defteri" tutmaktan vazgeçmiyor. Giresun'da yarım asra yakındır aynı yerde bakkal işleten 90 yaşındaki Bekir Sıtkı Kemal, iş yerini açmayı hiçbir zaman ihmal etmiyor. Eynesil ilçe merkezinde 20 metrekarelik bakkal dükkanını 47 yıldır işleten Kemal, ilerleyen yaşına rağmen mesleği bırakmadı. Günlerini bakkal dükkanında geçiren Kemal eski tip teraziden, kalemden ve defterden vazgeçmiyor. Eski bakkalların olmazsa olmazı veresiye defterini Bekir Kemal dükkanı açtığı ilk günden beri tutuyor. Bu defterin kabarıklığı ilk günden beri özellikle fındık hasadı öncesi alınan kumanyalarla arttı, fındığını satan köylülerin ö…

MUSTAFA KEMAL ATATÜRK

1881 yılında Selanik’te doğdu. İlk öğrenimini ve askeri öğrenci olarak orta öğreniminin bir kısmını Selanik’te yaptı. Manastır Askeri Lisesi’ni bitirdi. 1902 yılında Kara Harp Okulu’ndan, 1905 yılında Harp Akademisi’nden mezun oldu. Orduda çeşitli vazifeler aldı. 1913 yılında Sofya’da Ataşe Militer olarak bulundu. Birinci Dünya Harbi sırasında, Çanakkale Muharebelerinde Tümen Komutanı olarak görev yapıı. 1916 yılından itibaren, Doğu ve Güney cephelerinde Kolordu ve Ordu Komutanlığı yaptı. Bitlis ve Muş’u düşman işgalinden kurtaran kuvvetlerin başındaydı. Filistin ve Suriye cephelerinde görev aldı. Mondros Mütarekesi’nden sonra Sevr Anlaşması hükümlerine dayanılarak ülkenin yabancılar tarafından işgali üzerine, son Osmanlı padişahı S…

NEJAT UYGUR

Öğretmen bir annenin ve subay bir babanın üç çocuğundan ortancası olan Uygur, Kilisli sanatçı İsmail Dümbüllü tarafından keşfedilmiş ve meşhur edilmiştir. Eğitimini Anadolu’nun çeşitli bölgelerinde tamamlamıştır. İlkokulu Siirt, Ezine ve İntepe’de okumuş ve bu dönemde tiyatroya müsamerelerle başlamıştır. Sarıyer, Çanakkale ve Manisa’da ortaokulu tamamladıktan sonra Güzel Sanatlar Akademisi’nin Heykel bölümüne girmiş; fakat mezun olamamıştır. 1943 yılında Sarıyer Halkevi’nde başladığı boksla beraber spora karşı ilgisi artmıştır. Atletizm ve su topu dışında iyi de bir at binicisidir.[1] 1950 yılında Necla Uygur ile hayatını birleştirmiştir. Tiyatroya profesyonel anlamda 1949’da “Nejat Uygur Tiyatrosu” ile adım atmıştır. Nejat Uy…

GÜNLÜK HABER AKIŞI

SON DAKİKA HABERLERİ