SON DAKİKA

Otizm Spektrum Bozukluğu

Bu haber 03 Nisan 2019 - 10:39 'de eklendi ve 3 views kez görüntülendi.

 

Otizm Spektrum Bozukluğu çocukluk çağında görülen nöro-psikiyatrik bozukluklarından biridir. Belirtileri yaşamın ilk üç yılında başlamaktadır. Temel belirtileri sosyal–duygusal gelişmede gecikme ve sapmalar, konuşma gecikmesi veya olmaması ve tekrarlayıcı davranışlardır.

Bu çocuklar kendi yaşıtlarında görülen sosyal becerileri sergilemezler, örneğin; göz teması kurma, gülümsemeye yanıt, adı çağrılınca dönüp bakmama, ve basit taklide dayalı becerileri gelişmez. Sıklıkla dış dünyaya karşı umursamazlar ve yalnızken daha huzurlular. Yetişkinlerin ilgisini çekmeye isteksizler. Karşı tarafın duygularını anlamakta hissettikleri güçlük en önemli sorundur.

Bu çocukların önemli bir kısmının baştan itibaren hiç anlamlı bir kelime ve cümlesi olmaz, az bir grupta baştan kelimeler ve kısıtlı cümle varken 1 -2 yaş arasında kaybederler. Normal bir çocukta beklenilen bir yaşında anlamlı kelime, iki yaşta en az iki kelimelik cümle bu çocukların önemli bir kısmında görülmez. Söylenenleri tekrarlama, bazı cümle kalıplarını tekrarlama sıktır.

Parmak ucunda yürüme, el çırpma, kol çırpma, sallanma, dönme, tekrarlayıcı ilgiler ve takıntılar, sürekli aynı oyuncakla tekrar oyunlar

oynama, bazı objelere takıntı düzeyinde ilgi gibi özelliklere sahiptirler çoğu zaman..

Otizm genelde çocukluk çağında sosyal-iletişimsel alanda gecikme ile seyreden pek çok bozuklukla karışabilir, bunlar arasında zeka geriliği, konuşma gecikmesi, bağlanma bozukluğu, işitme engelline bağlı iletişimsel aksama gibi tablolar var.

Bu çocukların anne-babası çocuklarında gelişen sıklıkla konuşma gecikmesi sebebi ile doktora başvururlar, yani ailenin dikkatini ilk çeken belirti konuşmanın gecikmesidir.

Yapılan çalışmalarda Otizmin yaklaşık 88 çocuktan birinde görülme olasılığının olduğu ve sanılanın aksine toplumda sık görülmektedir.

Tedavisi temel olarak erken, iyi yapılandırılmış eğitim programlarıdır. Bu programlar yoğun olmalı, evde ailelerin de uygulayabilir nitelikte olmalıdır. Haftalık 20-40 saatlik yapılandırılmış, davranışçı, ayrıca sosyal beceriyi destekleyen eğitimlerin etkili olduğu bilinmektedir. Şu anda ülkemizde maalesef pek çok çocuk sadece haftada bir iki saat eğitim merkezlerinde verilen eğitimler ile yetinmektedirler, bu oldukça yetersizdir. Bu durumda yoğun eğitim programı evde aile bireylerince de desteklenmelidir.

Alternatif tedaviler, diyet, hiperbarik oksijen, ağır metalden arıtma, nörofeedback gibi yöntemlerin hiç bir etkinliği bilimsel kaynaklarda bildirilmemektedir. Çocuk psikiyatrları denetiminde bazı

ilaç tedaviler davranışları ve eklenen ruhsal sorunları düzeltmede yardımcı olabilir. Özel eğitime devam eden bu çocuklar mutlaka belli aralıklarla (3-4 ayda bir) konun uzmanı bir çocuk psikiyatri tarafından değerlendirilip, gözlemleri ve klinik değerlendirmesi eğitimcilerle paylaşılmalıdır.

Otistik bireylerde çok sık başka psikiyatrik ve davranışsal sorunlar görülmektedir. Uyku, beslenme sorunları, tuvalet eğitimi, öfke patlamaları, hiperaktivite, depresyon, obsesif kompulsif bozukluk, kaygılar, fobiler, tikler sıktır. Bu problemlerin tedavisi çocuk psikiyatrisi tarafından değerlendirilip gerekirse medikal tedaviden yararlanılmalıdır.

Çocuğunuz;

başkalarıyla göz teması kurmuyorsa,

ismi söylendiğinde bakmıyorsa,

parmağıyla ile istediği şeyi göstermiyorsa,

oyuncaklarla oynamayı bilmiyorsa,

akranlarının oynadığı oyunlara ilgi göstermiyorsa,

bazı sözleri tekrar tekrar ve ilişkisiz ortamlarda söylüyorsa,

konuşmada akranlarının gerisinde kalmışsa,

sallanmak gibi garip hareketleri varsa, aşırı hareketli ise

bazı eşyaları döndürmek, sıraya dizmek gibi sıra dışı hareketler yapıyorsa muhakkak çocuk psikiyatri uzmanı tarafından değerlendirilmesi gerekir. Unutmayın erken tanı ve tedavi hastalığın seyrini en çok etkileyen etmendir.

Sağlıklı günler… >>UZM. DR. SEVGİ ÇİÇEK

 

Sevgi Çiçek
Sevgi Çiçeksevgi@giresunileri.com