KORE SA­VA­ŞI VE ZA­MA­NIN DÜNYA SİYASETİ « Giresun İleri Gazetesi

https://www.giresunileri.com/konya-ruzgari-esti/

SON DAKİKA

KORE SA­VA­ŞI VE ZA­MA­NIN DÜNYA SİYASETİ

Bu haber 12 Temmuz 2021 - 11:32 'de eklendi ve 967 views kez görüntülendi.

1950’li yıl­lar­da henüz çocuk yaşta ol­du­ğum için “Kore Sa­va­şı”nın dünya si­ya­se­tin­de­ki önem­li ro­lü­nü an­la­ya­cak du­rum­da de­ğil­dim. İnsa­nın dün­ya­da olup bi­ten­le­ri göz­lem­le­yip an­la­ya­rak sor­gu­la­ma­sı için hem be­lir­li bir yaşta ol­ma­sı, hem de ye­ter­li bir eği­tim dü­ze­yi­ne gel­me­si ge­re­kir. O za­man­lar olup bi­ten­le­ri tam ola­rak an­la­ya­ma­sam da, yine genç di­ma­ğım­da derin izler bı­ra­kan ve hala bu­gün­kü gibi anım­sa­dı­ğım bazı olay­la­rın ol­du­ğu da bir ger­çek­ti. Peki neydi bu önem­li ger­çek­ler? Güzel ül­ke­miz Tür­ki­ye’de in­sa­nı, için için üzen, ağ­la­tan, yü­rek­le­ri param parça eden; ba­ba­sız kalan yetim ço­cuk­lar, oğul­la­rı­nı şehit ver­dik­le­ri için gözü yaşlı hü­zün­lü an­ne­ler, ba­ba­lar daha ya­şam­la­rı­nın ilk­ba­ha­rın­da dul kalan güzel, genç ve taze ge­lin­ler. Ay­rı­ca, Kore Sa­va­şı­na gön­de­ri­len as­ker­le­ri­mi­zin TBMM’sine so­rul­ma­dan gön­de­ril­dik­le­ri­ni bi­li­yor muy­du­nuz? Açık­ça­sı ben yeni öğ­ren­dim. Bu durum niçin sor­gu­lan­ma­dı? Bu so­ru­yu ye­rin­de sor­mak ge­re­kir diye dü­şü­nü­yo­rum. Madem ki so­rul­ma­ya­cak­tı da niçin TBMM vardı? So­rul­ma­ma­sı doğru muydu? De­mok­ra­si söz­cü­ğü dost­lar alış­ve­riş­te gör­sün il­ke­si­ne mi da­ya­nı­yor­du? Şimdi ge­le­lim “Kore Sa­va­şı”nın asıl ne­den­le­ri­ne: Soğuk Savaş’ın ya­şan­dı­ğı 1950’lerde ABD, Güney Kore’ye geniş çaplı as­ke­ri ve eko­no­mik yar­dım yap­ma­ya baş­la­dı. Güney Kore’nin or­du­su­nu güç­len­dir­di. Bu ge­liş­me­ler­den te­dir­gin olan Kuzey Kore, 23 Ha­zi­ran 1950’de or­du­suy­la sı­nı­rı ge­çe­rek Güney Kore top­rak­la­rı­na girdi. Bu olay üze­ri­ne önce ABD ve kısa bir süre sonra da, başta Tür­ki­ye olmak üzere, Bir­leş­miş Mil­let­ler üyesi çe­şit­li ül­ke­ler­den gelen bir­lik­ler Güney Kore saf­la­rın­da sa­va­şa gir­di­ler. Bir­leş­miş Mil­let­ler, Kuzey Kore’yi sa­va­şı baş­lat­mak­la suç­la­dı. Kuzey Kore or­du­su­na daha sonra Çin bir­lik­le­ri de ka­tıl­dı. Üç yıl süren sa­vaş­tan ge­ri­ye, 2 mil­yo­nu sivil, 5 mil­yon­dan fazla ölü ve yerle bir edil­miş bir ülke kaldı. So­nun­da, 27 Tem­muz 1953’te im­za­la­nan ant­laş­may­la ateş­kes sağ­lan­dı. Ateş­kes hala yü­rür­lük­te ol­mak­la bir­lik­te, barış ant­laş­ma­sı im­za­lan­ma­dı­ğı için iki taraf da res­men savaş ha­lin­de sa­yıl­mak­ta­dır. İki ül­ke­nin bir­bi­ri­ne güven duy­ma­yı­şı ne­de­niy­le iliş­ki­ler­de yıl­lar­dan beri her­han­gi bir ge­liş­me sağ­la­na­ma­dı. Kuzey ve Güney Kore’nin bir­leş­ti­ril­me­si için çe­şit­li gö­rüş­me­ler ya­pıl­dıy­sa da sonuç alı­na­ma­dı. ABD Kore Sa­va­şı’ndan sonra da Kore Cum­hu­ri­ye­ti’ne as­ke­ri ve eko­no­mik yar­dı­mı sür­dür­dü. Kendi çı­ka­rı­na de­ğiş­tir­di­ği ana­ya­sa­dan al­dı­ğı yet­kiy­le Güney Kore’de des­pod­tik bir yö­ne­tim kuran Baş­kan Syng­man Rhee, 1960’ta mu­ha­le­fe­tin yay­gın­laş­ma­sı üze­ri­ne ül­ke­den kaç­mak zo­run­da kaldı. As­ker­le­rin yö­ne­ti­me el koy­ma­sın­dan sonra 1962’de, gene güçlü bir cum­hur­baş­kan­lı­ğı ve tek mec­li­si ön­gö­ren yeni bir ana­ya­sa yü­rür­lü­ğe girdi. Yö­ne­tim kar­şıt­la­rı­nın ve öğ­ren­ci­le­rin hoş­nut­suz­lu­ğu yay­gın gös­te­ri­le­re yol açtı. Or­du­nun des­te­ğiy­le 1972’de yeni bir yö­ne­tim iş­ba­şı­na geldi. 1987 ya­zın­da baş­la­yan büyük kitle gös­te­ri­le­ri, 1981’de yedi yıl için se­çil­miş olan Çun Du Huan’ı, gö­re­ce de­mok­ra­tik bir ana­ya­sa­yı kabul etmek zo­run­da bı­rak­tı. Peki, Kore ko­nu­su­nu niçin gün­de­me ge­tir­me ge­re­ği­ni duy­dum? Bunu açık­la­ya­yım: Sev­gi­li kızım Ebru, “Ber­lin Öz­gür­lük Üni­ver­si­te­si”nde okur­ken, Güney Kore üze­ri­ne bir araş­tır­ma gö­re­vi üst­len­miş­ti bunun için de bir ar­ka­daş gru­buy­la G. Kore’ye uç­tu­lar. Orada kı­zı­mı çok et­ki­le­yen; Kore hal­kı­nın biz Türk­le­re karşı vefa borcu ve bunun in­san­la­rın dav­ra­nış­la­rı­na yan­sı­dı­ğı­na tanık olmuş. G. Kore as­ker­le­ri, kı­zı­mın da ara­la­rın­da ol­du­ğu araş­tır­ma gru­bu­na, ne­re­li ol­duk­la­rı­nı sor­muş “Türk’üz” ya­nı­tı­nı alın­ca, as­ker­ler; resmi selam dur­muş­lar sonra da, G. Kore’yi 70 yıl önce yok ol­mak­tan kur­tar­dı­ğı için Türk as­ker­le­ri­ne olan vefa borç­la­rı­nı dile ge­ti­rip, can­dan te­şek­kür­le­ri­ni ifade et­miş­ler. Kızım bu ve­fa­lı dav­ra­nış­la­ra biz­zat şahit ol­du­ğu için çok duy­gu­lan­mış. G. Kore’nin Türk dost­lu­ğu kı­zı­mın ben­li­ğin­de si­lin­mez bir iz bı­rak­mış; yakın dost­la­rı­na bugün hala he­ye­can­la an­la­tı­yor. Tüm ül­ke­ler ara­sın­da­ki dost­luk­lar, keşke “Türk-Ko­re Dost­lu­ğu” gibi olsa. Bu dost­lu­ğu ben doğru bu­lu­yor ve des­tek­li­yo­rum. Ay­rı­ca bu ta­ri­hi ger­çe­ği ir­de­ler­ken de yak­la­şık 70 yıl önce yok ol­mak­tan kur­tar­dı­ğı­mız G. Kore, Sa­na­yii ve Tek­no­lo­ji alan­la­rın­da dev adım­lar ata­rak, dün­ya­da say­gın bir sa­na­yii ül­ke­si ko­nu­mu­na ge­lir­ken; biz Türk­ler niçin ye­ri­miz­de say­dık? Niçin sa­de­ce yedek parça üre­ten bir ülke olduk? So­ru­su­nu sor­mak­tan ken­di­mi ala­mı­yo­rum; ama yine de ümi­di­mi henüz kes­miş de­ği­lim. Bu­gün­kü ya­zı­mı bu­ra­da son­lan­dı­rır­ken; Al­man­la­rın bir ata sö­zü­nü ha­tır­lat­mak is­ti­yo­rum: “Die Hoff­nung stirbt zu letz.” yani “Ümit en son ölür” ümit­ler ölür­se in­san­lar da ölmüş de­mek­tir. Kalın Sağ­lı­cak­la.

Azmi Durmuşazmidurmus@hotmail.de

druckerpatronen

escort bayanBeylikdüzü escort bayanAtaköy escort bayanBakırköy escort bayanAvcılar escort bayanŞirinevler escort bayanBahçeşehir escort bayanMerter escort bayanMahmutbey escort bayanKayaşehir escort bayanBüyükçekmece escort bayanKüçükçekmece escort bayanBaşakşehir escort bayanHalkalı escort bayanEsenyurt escort bayanSarıyer escort bayanBahçelievler escort bayanYenibosna escort bayanescorts Dubaiberlin escortsporno izleseks hikayelerisex hikayeleritr.link