KANLI NOEL « Giresun İleri Gazetesi

SON DAKİKA

KANLI NOEL

Bu haber 04 Ocak 2021 - 9:37 'de eklendi ve 244 views kez görüntülendi.

Kanlı Noel, 21 Ara­lık 1963 ta­ri­hi iti­ba­riy­le Kıb­rıs Türk­le­ri­ne karşı baş­la­tı­lan si­lah­lı sal­dı­rı­la­ra ve­ri­len isim­dir. Top­lum­lar arası ça­tış­ma ola­rak ni­te­len­di­ri­len bu olay­da si­lah­sız Türk­ler öl­dü­rül­müş­tür. İsviç­re’nin Zürih şeh­rin­de, Yu­na­nis­tan, Tür­ki­ye ve Bir­le­şik Kral­lık ara­sın­da ya­pı­lan gö­rüş­me­ler­de ha­zır­la­nan ana­ya­sa ile 16 Ağus­tos 1960 ta­ri­hin­de Kıb­rıs Cum­hu­ri­ye­ti ba­ğım­sız bir dev­let ola­rak ku­rul­du. Kıb­rıs Cum­hu­ri­ye­ti’nin ilk baş­ka­nı ola­rak se­çi­len III.​Ma­ka­ri­os,1961 yı­lın­da mev­cut ana­ya­sa ile Kıb­rıs’ın yö­ne­ti­le­me­ye­ce­ği­ni iddia et­me­ye baş­la­dı ve Kasım 1963’te ana­ya­sa­da on üç mad­de­lik bir de­ği­şik­lik ya­pıl­ma­sı­nı öner­di. Kıb­rıs Türk Ce­ma­ati’nin bu de­ği­şik­lik­le­ri kabul et­me­si için Kıb­rıs Rumu fa­na­tik­ler Ak­ri­tas Planı adı ve­ri­len pren­sip­ler çer­çe­ve­sin­de adada ger­gin­li­ği art­tı­ran ga­ze­te ya­yın­la­rı­nı ara­lık ayı bo­yun­ca sür­dür­dü. 20 Ara­lık 1963 ge­ce­si, Lef­ko­şa’nın Tah­ta­ka­le sem­tin­de oto­mo­bil­le­re açı­lan ateş so­nu­cun­da Zeki Halil ve Ce­ma­li­ye Emi­ra­li öl­dü­rül­dü. İlk başta 30 köy sal­dı­rı­la­ra uğ­ra­dı. Top­lam­da ise 103 köye sal­dı­rı­lar ya­pıl­dı. Lef­ko­şa’nın Küçük Kay­mak­lı semti ku­şat­ma alın­dı. Kan­lı­de­re böl­ge­sin­de Türk­le­re karşı sal­dı­rı dü­zen­len­di. Lar­na­ka ve Tuzla’da Türk ev­le­ri­ne ateş açıl­mış ve dokuz kişi öl­dü­rül­müş­tü. Böl­ge­de­ki 13 Türk kö­yü­nün sa­kin­le­ri de 23 Ara­lık gü­nün­den iti­ba­ren daha büyük Türk köy­le­ri­ne göç et­miş­tir.1 Ocak 1964 günü Daily He­rold Olay­la­rı şöyle bil­dir­miş­tir: Türk ev­le­ri­ne gel­di­ğim­de deh­şe­te düş­tüm. Du­var­lar dı­şın­da ta­ma­men yok ol­muş­lar­dı. Bir na­palm sal­dı­rı­sı­nın bile bu kadar büyük bir yıkım ya­ra­ta­bi­le­ce­ğin­den şüphe et­mek­te­yim.364 Kıb­rıs Türkü ile 174 Kıb­rıs Rumu ha­ya­tı­nı kay­bet­miş;8667 Kıb­rıs Türkü ya­şa­dı­ğı 103 Köyü terk et­miş­tir. 22 Ara­lık 1985 ta­rih­li Mil­li­yet Ga­ze­te­sin­de ise göç etmek zo­run­da ka­lan­la­rın sa­yı­sı 25 bin ola­rak ve­ril­mek­te.23 Ara­lık 1993 ta­rih­li ga­ze­te­de ise sa­yı­nı­n­30 bin ol­du­ğu be­lir­til­mek­te­dir. John Te­ren­ce O’Neil ve Ni­ca­las Rees de 30 bin Kıb­rıs Türkü’nün göç etmek zo­run­da kal­dı­ğı­nı be­lirt­miş­tir. 25 Ara­lık’ta Kıb­rıs Türk kuv­vet­le­ri Alayı mev­zi­le­re ko­nuş­lan­dı­rıl­mış ve Türk Hava Kuv­vet­le­ri’nin savaş uçak­la­rı Lef­ko­şa üze­rin­de uyarı uçuş­la­rı­na baş­la­mış­lar­dır. Olay­lar üze­ri­ne 30 Ara­lık 1963 günü top­la­nan Bir­le­şik Kral­lık, Tür­ki­ye ve Yu­na­nis­tan hü­kü­met­le­ri Yeşil Hat’tı be­lir­le­yen Yeşil Hat Ant­laş­ma­sı ya­pıl­dı. 21 Ara­lık 1963 ta­ri­hi, Kuzey Kıb­rıs Türk Cum­hu­ri­ye­ti’nin en ka­ran­lık gün­le­rin­den bi­riy­di. EOKA ör­gü­tü ola­rak bi­li­nen Rum Çe­te­si, Kıb­rıs­lı Türk­le­ri ada­dan sil­mek için kanlı sal­dı­rı­lar ya­pı­yor­du. O dö­nem­de Kıb­rıs’da as­ke­ri has­ta­ne­nin yö­ne­ti­ci­li­ği­ni yapan Tabip Bin­ba­şı Nihat İlhan’ın kü­vet­te kur­şu­na di­zi­len üç ço­cu­ğu ve eşi, yüz­ler­ce masum si­vi­lin kat­le­dil­di­ği bu sal­dı­rı­la­rın sem­bo­lü ola­rak ta­ri­he geçti.Şimdi ge­le­lim 1974 Kıb­rıs Barış Ha­re­ka­tı­nın il­ginç bir anı­sı­na: Bu ha­re­ka­tın baş­la­dı­ğın­da ben, Ka­nar­ya Takım Ada­la­rın­dan Te­ne­ri­fa Adası’nın Po­er­to Tela Cruz şeh­rin­de “Oro Negro” Ote­lin­de ta­til­dey­dim. O otel­de, Ber­lin­li Alman tu­rist­ler­le tatil ya­pı­yor­dum. Bir sabah kalk­tım bir ga­ze­te ba­yi­isin­den Al­man­la­rın “Bild Ze­ıtung” yani Resim Ga­ze­te­si isim­li ga­ze­te­yi aldım. Bir de ne gö­re­yim: Şöyle büyük bir baş­lık atıl­mış­tı Al­man­ca: “Die gra­usa­me Tür­ken bom­bar­di­er­ten das Kran­ken­ha­us;in Zy­pern.” Bar­bar Türk­ler Kıb­rıs’ta Has­ta­ne­yi bom­ba­la­dı. Al­tı­na da çok ince, göz­lük­süz oku­na­ma­ya­cak kadar küçük bir yazı ile; “Has­ta­ne­nin ça­tı­sı­na Yu­nan­lı­lar havan dü­ze­ne­ği silah yer­leş­tir­miş­ti” Baş­lı­ğın üs­tün­de­ki kalın ya­zı­yı oku­yan Al­man­lar, bana düş­ma­na bakar gibi ba­kı­yor adeta “Siz Türk­ler­den daha başka ne bek­le­ne­bi­lir­di ki?” der gi­biy­di­ler. On­la­ra alt­ta­ki ince ya­zı­yı göz­le­ri­ne so­kar­ca­sı­na gös­ter­dim. Daha sonra ben­den özür di­le­mek zo­run­da kal­dı­lar. Alman Ga­ze­te­ci­nin bu­ra­da uy­gu­la­dı­ğı; “Köpek adamı ısır­dı ye­ri­ne adam kö­pe­ği ısır­dı” pren­si­bin­den başka bir şey de­ğil­di as­lın­da. Yu­nan­lı­lar­la ara­mız­da hiç bit­me­yen düş­man­lı­ğın iki önem­li ne­de­ni var: “Yunan Ada­la­rı ve Kıb­rıs” Bu ara bir anımı daha pay­laş­mak is­te­rim. Otel ta­ti­li ye­ri­ne, Kemer’de bir de çadır ta­ti­li ya­pa­yım de­miş­tim. Çadır kom­şum emek­li bir al­bay­dı. Çok iyi an­laş­tık onun­la bir gün emek­li albay ça­dı­rın önün­de, ya­rı­ya in­dir­di­ği rakı şi­şe­si ile de­ni­ze doğru bak­mış; ha­yal­le­re dal­mış­tı. Tam “Ko­mu­tan de­niz­de ge­mi­le­rin mi battı?” di­ye­cek­tim ki genç ha­nı­mı beni en­gel­le­di; “Onun ya­nı­na sakın şimdi yak­laş­ma hayal ku­rar­ken ya­nı­na ben bile gi­de­mem çok kızar” dedi fakat bayan ça­dı­ra gi­rin­ce, ben onu din­le­me­yip, ko­mu­ta­nın ya­nı­na git­tim do­ku­na­rak; “Hay­ro­la, ko­mu­tan derin ha­ya­le dal­mış­sın” de­yi­ce; “Şimdi Yunan Ada­la­rı­nı al­mış­tım” dedi emek­li ko­mu­tan. Gör­dü­ğü­nüz gibi ha­yal­le­ri­miz de çok büyük. Sağ­lı­cak­la Kalın.

Azmi Durmuş
Azmi Durmuşazmidurmus@hotmail.de