SON DAKİKA

DÜELLO

Bu haber 19 Ağustos 2019 - 11:01 'de eklendi ve 21 views kez görüntülendi.

“Dü­el­lo” söz­cü­ğü sizde hangi ül­ke­yi çağ­rış­tı­rır? Diye sor­sam; bir ço­ğu­nu­zun ya­nı­tı­nı şim­di­den duyar gi­bi­yim, “Rusya” çok açık söy­le­mem ge­re­kir­se, ben de siz­ler gibi dü­şü­nü­yor­dum taki dün­ya­ca ünlü Rus yazar Fyo­dor Mi­hay­lo­viç Dos­to­yevs­ki’nin “Ye­ral­tın­dan Not­lar” isim­li ki­ta­bı­nı oku­duk­tan sonra, Rus­la­rın değil, Fran­sız­la­rın bu­lu­şu ol­du­ğu­nu hay­ret­le öğ­ren­miş bu­lu­nu­yo­rum. “Dü­el­lo”yu Fran­sız­lar bul­muş ola­bi­lir; fakat yoğun bir şe­kil­de kul­la­nıl­dı­ğı ülke Rusya’dır. Niçin Fran­sa değil de, Rusya diye bir soru yö­net­sek; man­tı­ğın, sağ­du­yu­nun, de­mok­ra­si­nin, çağ­daş­lı­ğın ve me­de­ni­ye­tin daha fazla ol­du­ğu ül­ke­nin Fran­sa ol­du­ğu apa­çık or­ta­da. Bu­nun­la Rusya’yı yerin di­bi­ne sok­mak gibi bir ni­ye­tim yok; ama böyle çağ­dı­şı bir uy­gu­la­ma­yı devam et­tir­mek, bence sor­gu­la­ma­ya değer diye dü­şü­nü­yo­rum.
Özel­lik­le biz Türk­ler­de üzü­le­rek söy­le­ye­yim, bilgi sa­hi­bi ol­ma­dan, fikir sa­hi­bi olmak gibi bir alış­kan­lı­ğın ol­du­ğu ya­ba­na atıl­ma­ya­cak bir ger­çek ol­du­ğu or­ta­da­dır. Mer­hum Uğur Mumcu’ da bu önem­li ko­nu­yu sık­lık­la eleş­ti­rir ve dile ge­ti­rir­di. Işığı bol olsun.
Her neyse, şimdi ge­le­lim ünlü Rus yazar Dos­to­yevs­ki’nin “Ye­ral­tın­dan Not­lar” ki­ta­bın­da yaz­dı­ğı öy­kü­ye, hi­ka­ye­nin baş­ro­lü­nü oy­na­yan kişi bir gece şe­hir­de do­laş­ma­ya çıkar; köhne bir mey­ha­ne­nin önün­den ge­çer­ken üst kat­ta­ki bi­lar­do sa­lo­nu­nun ışık­lı pen­ce­re­sin­den bir ki­şi­nin so­ka­ğa atıl­dı­ğı­na şahit olur. Kah­ra­man, o kor­kunç olay kar­şı­sın­da deh­şe­te dü­şe­ce­ği yerde, tam ter­si­ne, keşke beni de at­sa­lar; diye geçer için­den zira çev­re­sin­de­ki in­san­la­rın onu cid­di­ye al­ma­dı­ğı­nı, ona önem ver­me­dik­le­ri­ni dü­şü­nür; yani ciddi komp­leks­le­ri var­dır. Hiç te­red­düt et­me­den, köhne mey­ha­ne­ye dalar; fakat onun ora­da­ki var­lı­ğı yine hiç kim­se­nin um­run­da bile de­ğil­dir. Bi­lar­do ma­sa­sı­nın ya­nın­da durup, şaş­kın şaş­kın oy­na­yan­la­ra ba­kar­ken, yolu ka­pat­tı­ğı­nın far­kın­da bile de­ğil­dir. Tam o sı­ra­da, ken­din­den çok daha güçlü bir fi­zi­ki ya­pı­ya sahip olan genç bir subay onun­la nazik bir şe­kil­de ko­nu­şa­rak, onu uyar­ma­sı ge­rek­ti­ği halde, onun kol­la­rın­dan ka­ba­ca kav­ra­ya­rak, aynen can­sız bir eş­ya­yı ke­na­ra atar gibi alır; öbür yana bı­ra­kır. Su­ba­yın bu çok kaba dav­ra­nı­şı­na son de­re­ce içer­le­nen baş­rol oyun­cu­su, müt­hiş bir hayal kı­rık­lı­ğı­na uğ­ra­ya­rak, mey­ha­ne­yi terk eder. Kendi ken­di­ne mı­rıl­da­na­rak:” Keşke beni pen­ce­re­den at­sa­lar­dı da, böyle yap­ma­sa­lar­dı.” der. Daha son­ra­ki gün­ler­de, o genç su­ba­ya her rast­la­dı­ğın­da, ondan öc al­ma­yı kur­gu­lar hep ka­fa­sın­da; fakat ka­fa­sın­da­ki kur­gu­la­rı­nı öyle iler­le­tir ki önce güzel gi­yi­nip, su­bay­la kar­şı­laş­tı­ğın­da ona yol ver­me­den, onun­la çar­pış­ma­yı, hatta özür bile di­le­me­den, genç su­bay­la belki de “Dü­el­lo” ya gir­me­yi plan­lar ka­fa­sın­da. Kı­sa­ca­sı ken­di­ni adam­dan say­ma­yan su­ba­ya düş­man ol­muş­tur.
Ni­ha­yet ka­fa­sın­da­ki kur­gu­la­rın ey­le­me dö­nüş­tü­ğü an gel­miş çat­mış­tır.” Bir­den üç adım ötede düş­ma­nı­mı gör­düm ve nasıl ol­du­ğu­nu bil­me­di­ğim ka­rar­lı­lık­la göz­le­ri­mi yumup iler­le­dim ve o anda omuz omuza ge­le­rek çar­pış­tık! Ben hiç ge­ri­le­me­den, onun eşi­tiy­miş gibi yü­rü­yüp geç­tim! Bi­zim­ki ba­şı­nı çe­vi­rip bak­ma­mış, gör­mez­lik­ten gel­miş­ti; ama beni gör­dü­ğün­den emin­dim..” diyor.
Baş rol oyun­cu­su so­nun­da kur­gu­la­dı­ğı “Dü­el­lo” çar­pış­ma­sı­nı ya­şa­ma­dan eme­li­ne ulaş­mış­tır böy­le­ce. İyi ki de öyle ol­muş­tur. Peki “Dü­el­lo” nedir? Bir­bi­ri­ne düş­man ya da ha­ka­ret etmiş iki ki­şi­nin, ta­nık­lar önün­de ve belli ku­ral­la­ra göre yap­tı­ğı si­lah­lı dövüş, vu­ruş­ma­dır. Bu vu­ruş­ma­da ki­şi­ler­den biri ölür; öbürü ise “Dü­el­lo”yu ka­zan­mış­tır; nasıl ka­zan­mak­sa …
Bu ge­le­nek ister Fran­sız ya da Rus bu­lu­şu olsun, bence çok ilkel bir uy­gu­la­ma­dır. Ge­rek­siz­dir. Şid­de­tin her tü­rü­ne son de­re­ce karşı ol­du­ğu­mu bu­ra­da bir kez daha ifade etmek is­ter­ken, böyle ge­le­nek­le­rin akıl karı ol­ma­dı­ğı­nı da vur­gu­la­mak is­ti­yo­rum.
Bence bu du­ru­mun me­de­ni­yet­le çok ya­kın­dan iliş­ki­si var; me­de­ni­ye­tin üstün ol­du­ğu bir ül­ke­de “Dü­el­lo” uy­gu­la­ma­sı­na yer yok­tur; ol­ma­ma­lı­dır.
Kalın sağ­lı­cak­la saygı değer oku­yu­cu­la­rım.

Azmi Durmuş
Azmi Durmuşazmidurmus@hotmail.de