BERLİN’DE ÖĞ­RET­MENLİK III. « Giresun İleri Gazetesi

https://www.giresunileri.com/konya-ruzgari-esti/

SON DAKİKA

BERLİN’DE ÖĞ­RET­MENLİK III.

Bu haber 07 Haziran 2021 - 11:11 'de eklendi ve 612 views kez görüntülendi.

Beş ayda öğ­re­ni­len Al­man­ca ne kadar ola­bi­lir? Açık söy­lü­yo­rum bazı so­ru­la­rı ya­nıt­sız bı­rak­mak zo­run­da kal­dım. Son­ra­dan öğ­ren­di­ği­me göre, yü­zü­mün rengi he­ye­can­dan sa­ra­rıp sol­muş. Benim sı­kıl­ma­dan ça­re­siz ka­lı­şı­mı sezen güzel bayan Türçe ola­rak; “Ar­ka­daş benim adım Tülin bu oku­lun öğ­ret­me­ni­yim ara­mı­za hoş gel­din, bir­lik­te ça­lı­şa­ca­ğı­mı­za se­vi­ni­yo­rum” de­yin­ce ben: “Hoca Hanım siz Türk­sü­nüz ama be­nim­le niçin Al­man­ca ko­nu­şu­yor­su­nuz?” dedim. Tülin Hanım: “Al­man­ca­nı­zı ölç­mek is­te­dim ku­su­ra bak­ma­yın” de­yin­ce ben içim­den, “Eğer bu Al­man­ca dili ça­lı­şa­rak öğ­re­ni­li­yor­sa ki öyle si­zin­le ile­ri­de gö­rü­şü­rüz!” İçim­den ge­çen­le­ri hoca hanım eğer bil­sey­di, bana çok kı­zar­dı şüp­he­siz. Tülin öğ­ret­men İstan­bul­lu bir Çer­kez Albay’ın kızı, İstan­bul’da Alman Li­se­si’ni bi­tir­miş sonra da Ber­lin’e ge­le­rek öğ­ret­men­li­ğe baş­la­mış ha­liy­le ben­den daha şans­lı çünkü ben bir Albay ço­cu­ğu de­ği­lim fakir bir aile­den ge­li­yo­rum. Met­ni­ni çok duy­du­ğum fakat bir türlü yi­ye­me­di­ğim “Çer­kez Ta­vu­ğu­nu” Tülin ha­nı­mın be­ce­rik­li el­le­rin­den yemek nasip oldu so­nun­da ay­rı­ca çok da iyi an­laş­tık ken­di­si ile. O za­man­lar, Al­man­lar Türk emek­çi­le­ri­nin Al­man­ya’da bir süre ça­lı­şıp ül­ke­le­ri­ne geri dö­ne­cek­le­ri­ni var sa­yı­yor­lar­dı. Onun için de Türk ço­cuk­la­rı­nın Türk­çe eği­tim gör­me­le­ri ge­rek­ti­ği­ne ina­nı­yor ve Türk öğ­ret­men­ler atı­yor­lar­dı. Esas amaç, ya­ban­cı öğ­ren­ci­le­rin eği­tim ve öğ­re­tim­den uzak kal­ma­ma­la­rıy­dı. Fakat za­man­la ev­de­ki hesap, çar­şı­ya uy­ma­dı Türk iş­çi­le­rin ço­ğun­lu­ğu Al­man­ya’da ka­lı­cı ol­ma­ya karar ver­di­ler. Bunun üze­ri­ne Türk öğ­ret­men­le­rin ek se­mi­ner­ler ve kurs­lar­la Al­man­ca­la­rı­nı ge­liş­ti­rip, ya­ban­cı öğ­ren­ci­le­re iki dilli eği­tim ve öğ­re­tim sun­ma­la­rı is­ten­di. Ben de dahil tüm Tür­ki­ye kö­ken­li öğ­ret­men­ler, Al­man­la­rın çok ünlü “Go­et­he-Ens­ti­tü­sü” Özel Yük­sek Oku­lu­na, üc­ret­ler Ber­lin Se­na­to­su ta­ra­fın­dan kar­şı­lan­mak üzere gön­de­ril­dik. He­pi­miz­den” Mit­tels­tu­fe II.” ser­ti­fi­ka­sı is­ten­di fakat ben o ser­ti­fi­ka­nın dört bölüm üstü olan; “SPACH-DİPLOM” üst düzey Al­man­ca Dip­lo­ma Sı­nav­la­rı­na gi­re­rek ba­şa­rıy­la ka­zan­dım ve bu yük­sek Al­man­ca Dip­lo­ma­sı­nı Kre­uz­berg Eği­tim Mü­dür­lü­ğü­ne tak­dim ettim. Bu önem­li ba­şa­rı hem beni hem de Eği­tim Mü­dür­lü­ğü­nü çok mutlu et­miş­ti. Ber­lin’de daha iki yıl­lık öğ­ret­men­lik sürem dol­ma­dan, Eği­tim Mü­dür­lü­ğü­ne çağ­rıl­dım. Kre­uz­berg-Eği­tim Genel Mü­dü­rü ko­nuş­ma­mız­da bana: “Dur­muş Bey, Tür­ki­ye kö­ken­li epey­ce öğ­ret­me­ni­miz var ama Türk Kö­ken­li Reh­ber Öğ­ret­men açı­ğı­mız var siz yük­sek Al­man­ca Dip­lo­ma­sı yap­mış biri ola­rak, Üni­ver­si­te­ye gidip Reh­ber Öğ­ret­men­lik oku­mak ister mi­si­niz?” de­yin­ce, Ben: “Hayır! bunu ya­pa­mam çünkü beni eko­no­mik ola­rak des­tek­le­yen kim­sem yok.” dedim. Genel Müdür: “İşin eko­no­mik yö­nü­nü bize bı­ra­kın aynen öğ­ret­men­li­ğe devam eder­miş­si­niz gibi aylık ma­aşı­nız devam edecek ve üni­ver­si­te­nin reh­ber-öğ­ret­men­lik bö­lü­mü­nü bi­ti­rin­ce de yük­sek ma­aş­la reh­ber-öğ­ret­men ola­rak güzel bil­gi­le­ri­niz­den ya­rar­la­na­ca­ğız.” de­yin­ce ina­na­ma­dım. Bu durum lot­to­da 6 tut­tur­muş gi­biy­di o zaman se­ve­rek kabul ettim. Böy­le­ce “Ber­lin Öz­gür­lük Üni­ver­si­te­si’ne” ka­pa­ğı atmış oldum. Üni­ver­si­te­ye git­mek hep ha­yal­le­ri­mi süs­lü­yor­du so­nun­da bu ina­nıl­maz ha­ya­lim ger­çek ol­muş­tu. Geç de olsa, bu pi­yan­go­nun bana vur­ma­sı beni son de­re­ce mutlu et­miş­ti. Uzat­ma­ya­yım, Öz­gür­lük Üni­ver­si­te­si­nin Reh­ber Öğ­ret­men­lik bö­lü­mü­nü ba­şa­rıy­la bi­tir­dim ve Reh­ber Öğ­ret­men ola­rak gö­re­ve baş­la­dım. Ça­lış­tı­ğım okul 7 ile 10 uncu sı­nıf­lar arası orta de­re­ce­li bir okul­du. Oku­lun 600 öğ­ren­ci­si,75 de öğ­ret­me­ni vardı. Reh­ber Öğ­ret­men ola­rak benim asıl gö­re­vim, öğ­ren­ci­le­rin öğ­ren­me zor­lu­ğu, dav­ra­nış ve ile­ti­şim prob­lem­le­ri, öğ­ret­men-öğ­ren­ci ara­sın­da­ki iliş­ki­ler­de ya da öğ­ret­men ve okul ida­re­si ara­sın­da­ki an­laş­maz­lık­lar, Ve­li-Okul iliş­ki­le­ri­nin en üst dü­zey­de or­ga­ni­ze edil­me­siy­di. Yani okul mü­dü­rün­den sonra eği­tim­de en yet­ki­li kişi ola­rak gö­re­vi­mi sür­dü­rü­yor­dum. Konum ola­rak Alman Öğ­ret­men­le­ri­nin de reh­be­ri du­ru­mun­day­dım. Okul­da­ki pe­de­go­jik ve psi­ko­lo­jik so­run­la­rın üs­te­sin­den ba­şa­rıy­la ge­li­ne­bil­me­si için ça­lış­ma grup­la­rı oluş­tur­duk. Öğ­ret­men, veli, öğ­ren­ci tem­sil­ci­le­ri ola­rak grup ça­lış­ma­la­rın­da her kişi so­rum­lu­luk ala­rak görev yap­tı­ğı tak­dir­de elde edi­len ba­şa­rı bi­rey­le­rin değil, grup di­na­mi­ği çer­çe­ve­sin­de yü­rü­tü­lü­yor­du. Bu ça­lış­ma me­to­du ile hem benim işim daha ko­lay­la­şı­yor hem de öğ­ret­men ar­ka­daş­lar­la üst as so­ru­nu or­ta­dan kal­kı­yor­du. Böy­le­ce okul ida­re­si, öğ­ret­men­ler, öğ­ren­ci­ler ve ve­li­ler or­tak­la­şa zor­luk­la­rın üs­te­sin­den ba­şa­rıy­la gel­me­si­ni çok iyi bi­li­yor­duk. Bizim Oku­lu­muz o böl­ge­nin önem­li okul­la­rın­dan bi­riy­di. Bu ya­zıy­la üç haf­ta­lık se­ri­nin so­nu­na gel­miş bu­lu­nu­yo­rum. Sağ­lı­cak­la kalın.

Azmi Durmuşazmidurmus@hotmail.de

druckerpatronen

escort bayanBeylikdüzü escort bayanAtaköy escort bayanBakırköy escort bayanAvcılar escort bayanŞirinevler escort bayanBahçeşehir escort bayanMerter escort bayanMahmutbey escort bayanKayaşehir escort bayanBüyükçekmece escort bayanKüçükçekmece escort bayanBaşakşehir escort bayanHalkalı escort bayanEsenyurt escort bayanSarıyer escort bayanBahçelievler escort bayanYenibosna escort bayanescorts Dubaiberlin escortsporno izleseks hikayelerisex hikayeleritr.link