SON DAKİKA

AV­RU­PA’DA KREDİ İLE YA­PI­LAN KEŞİFLER

Bu haber 30 Aralık 2019 - 10:06 'de eklendi ve 383 views kez görüntülendi.

Bun­dan ön­ce­ki bazı köşe ya­zı­la­rım­da, Av­ru­pa’nın en eski kıta oluşu ve dünya li­de­ri ol­du­ğu­na de­ğin­miş­tim. Bu­gün­kü ya­zım­da ise bir başka bakış açısı ile bu ko­nu­yu ir­de­le­mek is­ti­yo­rum.
On dör­dün­cü yüz­yıl­da Av­ru­pa’nın ileri gelen ül­ke­le­ri, dün­ya­da hala keş­fe­dil­me­miş yer­ler ve kı­ta­la­rın bu­lun­du­ğu­nu tah­min edi­yor­lar; ancak ba­şa­rı­lı ke­şif­le­rin ger­çek­leş­ti­ri­le­bil­me­si için de be­lir­li eko­no­mik güce, yani kre­di­ye sahip olma ge­re­ği­ne de ina­nı­yor­lar­dı. Halk­tan top­la­na­bi­lecek ver­gi­ler­le bunun ger­çek­le­şe­me­ye­ce­ği de or­ta­day­dı; zira Av­ru­pa halk­la­rı­nın vergi öde­me­ye pek yak­laş­ma­dı­ğı da bir ger­çek­ti. Bu du­rum­da kredi çe­ke­rek, böy­le­ce ge­rek­li ka­pi­ta­le ka­vuş­ma­dan başka da çare yoktu. Dün­ya­nın ta­nı­dı­ğı ünlü Kaşif Kris­tof Ko­lomb 1484 yı­lın­da Por­te­kiz Kra­lın­dan yap­mak is­te­di­ği keşif için ge­rek­li gemi ve mü­ret­te­ba­tı elde etmek için kredi is­ti­yor; bu kre­di­nin ile­ri­de geri öden­me­si­nin şüp­he­li gör­dü­ğü­ne ina­nan Por­te­kiz Kralı bu ta­le­bi red edi­yor. “Bu çok pa­ha­lı­ya mal olan bir gi­ri­şim ve so­nu­cu da be­lir­siz” diyor. Kris­tof Ko­lomb bu keşif fik­rin­den vaz geç­mi­yor; İtalya, Fran­sa ve İngil­te­re Kral­la­rı­na da kredi için baş vu­ru­yor; on­lar­dan da bir yeşil ışık ala­ma­yın­ca, son şan­sı­nı İspan­ya’da de­ni­yor. O za­ma­nın İspan­ya Kra­li­çe­si İza­bel­la ve Kral Fer­di­nand Kaşif gi­ri­şim­ci Kris­tof Ko­lamb’u, dik­kat­le din­li­yor­lar ve Kral Fer­di­nand bu tek­li­fe pek sıcak bak­ma­sa da, daha gi­ri­şim­ci bir ya­pı­ya sahip olan Kra­li­çe İza­bel­la’nın po­zi­tif de­ğer­len­dir­me­si keş­fe­di­lecek kı­ta­la­rın zen­gin­lik kay­nak­la­rın­dan büyük pay almak üzere ge­rek­li har­ca­ma­la­rı yap­ma­yı üst­le­ni­yor­lar; böy­le­ce ile­ri­yi çok iyi gören ve viz­yo­nu olan Kra­li­çe İza­bel­la bu­nun­la adeta lot­to­da 6 bil­mek gibi büyük bir ka­zanç sağ­lı­yor so­nun­da.
Kris­tof Ko­lomb’un keş­fet­ti­ği ülke ve kı­ta­la­rın altın, gümüş gibi zen­gin­lik kay­nak­la­rı, artı o yer­le­rin İspan­ya ta­ra­fın­dan sö­mür­ge ül­ke­si ol­ma­sı da üs­tü­ne üst­lük başka bir gelir kay­na­ğı oluş­tu­ru­yor İspan­ya için. Böy­le­ce İspan­ya o yıl­la­rın Av­ru­pa’sının en güçlü ül­ke­si ko­nu­mu­na ge­li­yor.
O za­ma­nın Hol­lan­da’sı, Av­ru­pa’da önem­li bir güce sahip değil; ama Hol­lan­da­lı­la­rın çok iyi bil­di­ği bir konu var ki; kredi elde et­me­nin tek yolu ve ko­şu­lu, ge­le­ce­ğe olan son­suz gü­ven­den ge­çi­yor. Eğer ge­le­ce­ğe güven varsa, alı­na­cak kredi de o öl­çü­de yük­sek olu­yor. Hol­lan­da­lı­lar önce halk­tan top­la­dık­la­rı gö­nül­lü ver­gi­ler­le elde et­tik­le­ri ana ka­pi­tal­le ge­le­ce­ğe olan gü­ve­ni ar­tı­rı­yor­lar; böy­le­ce de yük­sek mik­tar­da kredi çe­ke­rek, da­ya­nık­lı keşif ge­mi­le­ri inşa ede­rek, ke­şif­le­ri büyük öl­çü­de ger­çek­leş­ti­ri­yor­lar. Bu­nun­la hem say­gın du­ru­ma ge­li­yor­lar hem de keş­fet­tik­le­ri ül­ke­le­ri, sö­mür­ge ha­li­ne ge­ti­re­rek, dün­ya­nın sa­yı­lı sö­mür­ge­le­ri­ne sahip olu­yor­lar. Bu­gün­kü güçlü Hol­lan­da’nın te­mel­le­ri işte o zaman atı­lı­yor. Bun­dan yak­la­şık 15 yıl kadar önce, Al­man­ya’nın reh­ber öğ­ret­men­le­ri ola­rak, Hol­lan­da’nın en büyük şehri Ams­ter­dam’a bir se­mi­ne­re git­ti­ği­miz­de ora­da­ki
“Anna Frank Ens­ti­tü­sü”nü zi­ya­re­ti­miz­de ora­nın yet­ki­li­si bize şöyle de­miş­ti: “Hol­lan­da­lı­lar ola­rak biz sö­mür­ge ül­ke­le­ri­mi­zin sa­de­ce yer altı zen­gin­lik­le­ri­ni sö­mür­me­dik; ay­rı­ca on­la­rın beyin güç­le­ri­ni ve fiz­yo­lo­jik güç­le­ri­ni de bir­lik­te sö­mür­dük. Nasıl mı? On­la­rı Hol­lan­da’ya ge­tir­dik; va­tan­daş­lık başta olmak üzere tüm ola­nak­la­rı sağ­la­dık; bunun dı­şın­da, fi­zik­sel güç­le­re de çok önem ver­dik; ör­ne­ğin: Milli ta­kı­mı­mı­zın ner­dey­se ta­ma­mı on­lar­dan olu­şu­yor.”
Bir ço­ğu­nuz belki şöyle dü­şü­ne­bi­lir; Hol­lan­da gibi küçük bir ülke nasıl olu­yor da, dün­ya­da çok önem­li sö­mür­ge­le­re sahip ola­bi­li­yor? İşte bunun te­me­lin­de esas olan akıl­cı­lık ve ge­le­ce­ğe olan gü­ve­nin ar­tı­rıl­ma­sı so­nu­cu yük­sek mik­tar­da kredi çe­ke­bil­me ola­na­ğı. Ge­le­ce­ğe güven varsa, kredi çek­me­de sorun yok­tur. Bu eko­no­mik ger­çe­ği an­la­ya­bil­mek çok akıl­cı ve ge­çer­li bir iştir. Güven, Güven, Güven… İşte bütün me­se­le bu­ra­da dü­ğüm­le­ni­yor. Ya­zı­mın ba­şın­da de­ğin­di­ğim gibi, Av­ru­pa’nın dünya li­der­li­ği­nin ana ne­den­le­rin­den bi­ri­si de: Ke­şif­ler, icat­lar, güven, rö­ne­sans, re­form, sa­na­yi dev­ri­mi, ay­dın­lan­ma dö­nem­le­ri ve gayet tabii ki eği­tim ve öğ­re­ti­me ve­ri­len önem ve uy­gu­la­ma­lar di­yo­rum. Uma­rım Tür­ki­ye’miz de dün­ya­da ge­rek­li gü­ve­ni sağ­lar.
Kalın sağ­lı­cak­la saygı değer oku­yu­cu­la­rım; bir son­ra­ki köşe ya­zım­da bu­luş­mak ümi­diy­le.

Azmi Durmuş
Azmi Durmuşazmidurmus@hotmail.de