SON DAKİKA

1920 YI­LIN­DA AN­KA­RA’DA ÖĞ­RET­MEN­LER KONG­RESİ

Bu haber 09 Aralık 2019 - 10:34 'de eklendi ve 307 views kez görüntülendi.

1919 yı­lın­da Mus­ta­fa Kemal Paşa ve ar­ka­daş­la­rı ta­ra­fın­dan Ana­do­lu’da baş­la­tı­lan kur­tu­luş ha­re­ket­le­ri so­nu­cu, An­ka­ra’da 23 Nisan 1920 de Büyük Mil­let Mec­li­si açıl­mış­tı. Büyük Mil­let Mec­li­si­nin açıl­ma­sı ül­ke­nin kur­tul­ma­sı için büyük bir umut ışığı ol­muş­tu.
Büyük Mil­let Mec­li­si açı­la­lı daha bir­kaç ay ol­muş­tu ki; An­ka­ra’da, o za­man­ki Öğ­ret­men Okulu bi­na­sı­nın sa­lo­nun­da bir Öğ­ret­men­ler Bir­li­ği Top­lan­tı­sı ya­pıl­mış­tı. Bu bina son­ra­dan Milli Eği­tim Ba­kan­lı­ğı oldu; 1948 yı­lın­da da bir gece için­de yandı; gitti. Şimdi ye­rin­de gök­de­len­ler yük­se­li­yor.
O yıl­lar­da An­ka­ra şehri ola­rak bir geri kal­mış­lık için­de gö­rün­se bile, öğ­ret­men oku­luy­la, sul­ta­ni­ye­siy­le, Sanat Oku­luy­la ve bir hayli il­ko­ku­luy­la eği­tim ba­kı­mın­dan zen­gin bir il sa­yı­lır­dı. Böyle olun­ca da ka­dın­lı er­kek­li geniş bir öğ­ret­men top­lu­lu­ğu vardı An­ka­ra’da. Öğ­ret­men­ler özel­lik­le o za­man­lar va­ta­nın için­de bu­lun­du­ğu ağır ko­şul­la­rı, baş­ka­la­rın­dan daha iyi bilen ve acı­sı­nı daha de­rin­den duyan va­tan­daş­lar­dı. Düş­man ve onun­la iş­bir­li­ği eden­ler­le sa­vaş­mak için An­ka­ra’da bir Büyük Mil­let Mec­li­si ku­rul­ma­sı on­la­rı mutlu et­miş­ti. Öğ­ret­men­ler, ken­di­le­ri­ne öl­çü­süz bir güç ve şevk ge­ti­ren Mus­ta­fa Kemal Paşa’nın ki­şi­li­ğin­de en büyük des­te­ği bul­muş­lar­dı. Bu şevk­le hemen bir “Öğ­ret­men­ler Bir­li­ği” kur­du­lar ve tü­müy­le Ku­va­yı Mil­li­ye’nin em­rin­de birer nefer gibi ça­lış­ma­ya ko­yul­du­lar. O yaz ay­la­rın­da bir de kong­re top­la­dı­lar An­ka­ra Öğ­ret­men Oku­lu­nun sa­lo­nun­da. Kong­re­nin er­te­si günü, Mus­ta­fa Kemal Paşa’nın Mec­lis­te­ki küçük Ba­kan­lık oda­sın­da sa­kal­lı ve sa­rık­lı iki din ho­ca­sı ge­le­rek: “Bir ma­ru­za­tı­mız var Paşa Haz­ret­le­ri” de­di­ler. Bu ho­ca­lar va­ta­nın kur­tul­ma­sı için Mus­ta­fa Kemal Paşa’nın em­rin­de olan­lar­dan­dı. Pa­di­şa­ha ve onun Sad­ra­za­mı­na karşı idi­ler. Ne var ki, o günkü zi­ya­ret­le­ri ne pa­di­şah üze­ri­ne ne de Mus­ta­fa Kemal’le il­gi­liy­di. “Paşa Haz­ret­le­ri bir ma­ru­za­tı­mız var” de­di­ler. Mus­ta­fa Kemal Paşa: “Buy­run sizi din­li­yo­rum.” de­yin­ce, Ho­ca­lar: “Paşa Haz­ret­le­ri, dün Öğ­ret­men Oku­lu­nun sa­lo­nun­da, ba­yan­lı baylı öğ­ret­men­ler top­lan­tı­sı ya­pıl­dı. Ka­dın­lar sa­lo­nun ön sı­ra­la­rı­na otur­tul­du; arada bir­kaç sıra boş bı­ra­kıl­dı ve ar­ka­ya da erkek öğ­ret­men­ler otur­du. Paşa Haz­ret­le­ri, ne za­man­dan beri bir Müs­lü­man ül­ke­de, ka­dın­lar­la er­kek­ler aynı çatı al­tın­da top­la­na­bi­li­yor? Bun­lar bu gücü ne­re­den alı­yor?” de­di­ler. Bunun üze­ri­ne Mus­ta­fa Kemal Paşa: “Kim­miş bu Öğ­ret­men­ler Bir­li­ği­nin baş­ka­nı?” de­yin­ce, ho­ca­lar ikisi bir­den he­ye­can­la: “Maz­har Müfit Bey; Paşa Haz­ret­le­ri” de­di­ler. Mus­ta­fa Kemal Paşa çok si­nir­len­di ve “Maz­har Müfit Beyi, çabuk bana ça­ğı­rın” dedi. Maz­har Müfit Beyi ça­ğır­ma­ya gi­den­ler, onun ku­la­ğı­na: “Paşa çok si­nir­li dik­kat­li ol diye de fı­sıl­da­ma­yı ihmal et­me­di­ler” Maz­har müfit Bey te­dir­gin adım­lar­la Paşa’nın hu­zu­ru­na geldi.
Mus­ta­fa Kemal Paşa: “Siz dün bir Öğ­ret­men­ler Top­lan­tı­sı yap­mış­sı­nız” “Evet Paşam yap­tık” Mus­ta­fa Kemal Paşa: “Ka­dın­la­rı da davet et­miş­si­niz” öyle oldu Paşa Haz­ret­le­ri. Mus­ta­fa Kemal Paşa: “Ka­dın­la­rı ön sı­ra­la­ra oturt­muş­su­nuz arada boş­luk bı­ra­ka­rak, er­kek­le­ri de ar­ka­ya oturt­muş­su­nuz. Öyle oldu Paşam.” Mus­ta­fa Kemal Paşa: “Be­ye­fen­di, ka­dın­lar­la er­kek­ler ara­sı­na boş­luk bı­rak­mak­la saygı değer öğ­ret­men­le­ri­mi­ze ha­ka­ret et­ti­ği­ni­zin far­kın­da mı­sı­nız? Ka­dın­la­rı­mı­zın fa­zi­le­ti, if­fe­ti ve is­me­ti­ne mi, er­kek­le­ri­mi­zin ah­la­kı­na mı gü­ven­mi­yor­su­nuz; ne demek on­la­rı bir­bi­rin­den ayır­mak.” diyor ve hem ho­ca­la­ra hem de Baş­kan Maz­har Müfit Beye ka­pı­yı gös­te­ri­yor Mus­ta­fa Kemal Paşa. Üyesi bu­lun­du­ğum, Ber­lin’deki Ata­türk­çü Dü­şün­ce Der­ne­ği bu yıl 24 Kasım Öğ­ret­men­ler Gü­nü­nü kut­la­dı. Yu­kar­da ka­le­me al­dı­ğım ko­nu­yu kut­la­ma­da ben an­lat­tım ve bu köşe ya­zım­da da pay­laş­mak is­te­dim; uma­rım doğru bir karar ver­dim zira tarih çok önem­li; ta­ri­hi bil­gi­le­re he­pi­mi­zin ge­rek­sin­me­si var.
Bugün ül­ke­miz­de eğer kadın erkek eşit­li­ği var di­ye­bi­li­yor­sak, bunu Ata­mı­za borç­lu­yuz. Bunun kıy­me­ti­ni mut­la­ka bil­me­miz ge­rek­ti­ği­ne ina­nı­yo­rum; bu ne­den­le de pay­la­şı­yo­rum. Kalın sağ­lı­cak­la saygı değer oku­yu­cu­la­rım bir son­ra­ki köşe ya­zım­da bu­luş­mak ümi­diy­le.